All the same türkçesi All the same nedir

  • Fark yok.
  • Buna karşın.
  • Hepsi aynı.
  • Bununla birlikte.
  • Hepsi bir.
  • Yine de.
  • Gelgelelim.
  • Ne olursa olsun.
  • Farketmez.

All the same ile ilgili cümleler

English: It's all the same to him.
Turkish: Onun için hepsi aynı.

English: Getting excited is not at all the same as getting angry.
Turkish: Heyecanlanmak kızmakla hiçte aynı değildir.

English: Are these all the same price?
Turkish: Bunların hepsinin fiyatı aynı mı?

English: Are they all the same price?
Turkish: Onların hepsi aynı fiyatta mıdır?

English: Ali wanted all the same things I wanted.
Turkish: Ali tüm istediğim aynı şeyleri istedi.

All the same ingilizcede ne demek, All the same nerede nasıl kullanılır?

All : Tümüyle. Alayı. Bütünüyle. Her iki taraf. Tümü. Katışıksız. Tamamen. Her. Ne var ne yoksa. Tüm.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Same : Özdeş. Tıpkısı. Eşit. Tıpkı. Aynı şekilde. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Farksız. Sürüm. Aynı şey. Aynı.

All the : Bütün.

All the best : Her şey gönlünce olsun. İyi günler seninle olsun. İyi çalışmalar. Her şey gönlünüzce olsun. İyi şanslar.

 

All the colors of the rainbow : Rengarenk. Gökkuşağının tüm renkleri. Var olan her renk.

All the fun : Zevkin tamamı. Keyfin tamamı. Eğlencenin tümü.

All the ins and outs of : Her tarafı (bir yerin). Her taraf. Tüm ayrıntılar (bir konunun veya işin). Girdisi çıktısı. Her yer. Her yeri (bir yerin).

All the more : Gittikçe. Artan bir şekilde. Daha çok. Haydi haydi. Daha da yüksek seviyeye kadar. Daha da çok.

All the better : Daha iyi. Çok daha iyi. Daha da iyi. İsabet.

İngilizce All the same Türkçe anlamı, All the same eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak All the same ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

None the less : Buna rağmen. Her halükarda.

Any old thing : Herhangi bir şey. Herhangi bir şey (yeni olması şartdeğil).

In spite of that : -maya rağmen. -sına rağmen.

Anyhow : Her durumda. Her halde. Rastgele. Herhalde. Her nasılsa. Nasıl olsa. Neyse. Böyle iken.

Over against : Buna karşılık. Karşı karşıya. Karşısında. Bunun karşılığında.

At any price : Her ne pahasına olursa olsun. Her koşul altında. Ne pahasına olursa olsun.

At any rate : Neyse. Hiç olmazsa. Her durumda. En olmadı. Her nasılsa. Her ne ise. Her neyse. Her ne hal ise.

In contrast with : -in aksine. -e kıyasla. -e rağmen. Buna karşılık. -e zıt olarak. -nın aksine. Bunun karşılığında. -nın tersine.

All one : Aynı. Hepsi özdeş.

Besides : -den başka. Bunun yanında. Zaten. Bunun yanısıra. Bundan başka. -e ilaveten. Dışında. Başkaca. Üstelik.

All the same synonyms : at the same time, in addition to this, nonetheless, there is no difference, despite this, be my guest, but what, notwithstanding, in the meantime, howbeit, at all events, forasmuch, same, however, after all, even now, come what will, for what it is worth, considering, even so, anything goes, nevertheless, by contrast with, for all that, and yet, anyway, equally as good, at any cost, the same, come what may, at all hazards, in any event, come hell or high water.