Alloy türkçesi Alloy nedir

  • Alaşımlamak.
  • Alaşım.
  • Fizik, kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • İki ya da daha çok metalden, kimi durumda da metallerle c,p, te gibi öğelerden oluşan metal görünümünde katı ya da sıvı karışım.
  • Değerini düşürmek.
  • İki ya da daha çok metalin birlikte eritilmesi sonucu oluşan katı karışım.
  • Alaşım hazırlamak.
  • Halita yapmak.
  • Birbirine karıştırmak.
  • Metal alaşımı.
  • Birden çok ergimiş metalin karıştırılarak soğutulmasından sonra elde edilen özdek.
  • İki ya da daha çok madenin birleşim ya da karışımından elde olunan özdek.
  • Karışım yapmak.
  • Bozmak.
  • Ayar.
  • Alaşım yapmak.

Alloy ile ilgili cümleler

English: Brass is an alloy of copper and zinc.
Turkish: Pirinç, bakır ve çinkodan oluşan bir alaşımdır.

English: Cast iron is an alloy of iron and carbon.
Turkish: Dökme demir, bir demir ve karbon alaşımıdır.

Alloy ingilizcede ne demek, Alloy nerede nasıl kullanılır?

Alloy carbide : Alaşım karbürü.

Alloy cast iron : Alaşımlı dökme demir. Dökme demir alaşımı.

Alloy coating : Alaşım kaplama.

Alloy diode : Alaşım diyodu.

Alloy junction : Alaşım bağlantısı.

Alloy steel : Özel çelik. Alaşımlı çelik. Hususi çelik. Çelik alaşımı. Alaşım çeliği.

Tin iron alloy layer : Kalay demir alaşımı katmanı.

 

Medium alloy steel : Orta alaşımlı çelik.

Age hardenable alloy : Yaşlanabilir alaşım. Yaşlandırılabilir alaşım.

Alloy tool steel : Alaşımlı takım çeliği.

İngilizce Alloy Türkçe anlamı, Alloy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alloy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bastardize : Piç olduğunu söylemek (argo terim). Dejenere etmek. Kötüleştirmek. Alçaltmak. Alçalmak. Saptırmak. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Çarpıtmak saptırmak.

Accuracies : Titizlik. Kesinlik. Tamlık. İncelik. Doğruluk. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Dikkat. Hassasiyet.

Affect : Tutmak. Değiştirmek. Hoşlanmak. Etki etmek. Dokunmak. Poz yapmak. Üzmek. Duygulandırmak. Etkilemek. Gibi davranmak.

Immix : Katmak. Birbirine katmak. İç içe geçirmek. Karıştırmak.

Tambac : Tombak.

Mingle : İçiçe geçmek. Karışmak. Katılmak. Katmak. Karıştırmak. Katıp karıştırmak.

Invar : Nikelli çelik. Az şişen nikelli çelik.

Devalue : Paranın değerini düşürmek. Devalüe etmek. Devalüasyon yapmak.

Type metal : Harf metali. Hurufat alaşımı.

Immixed : Katmak. İç içe geçirmek. Birbirine katmak. Karıştırmak.

Alloy synonyms : oreide, dental amalgam, tombak, copper base alloy, fusible metal, shot metal, cheoplastic metal, pyrophoric alloy, 18 karat gold, primary solid solution, wood's alloy, pot metal, 22 karat gold, wood's metal, dental gold, become cheap, metal, confuse, pewter, debase, mingled, babbitt, white gold, fineness, nickel base alloy, adjustment, mixture, alnico, nickel silver, foot rule, britannia metal, inconel, gauge.

Alloy zıt anlamlı kelimeler, Alloy kelime anlamı

Purity : Saflık. Temizlik. Bir olayın başka olayların etkileri ya da ikincil özelliklerinden yalıtılmış olma ya da bir ölçme aracının çeşitli uygulamalarında aynı boyuta ilişkin ölçümler verme özelliği. Arılık.

 

Alloy ingilizce tanımı, definition of Alloy

Alloy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : For example, brass, which is an alloy of copper and zinc. But when mercury is one of the metals, the compound is called an amalgam. Any combination or compound of metals fused together. A mixture of metals. As, to alloy gold with silver or copper, or silver with copper. To reduce the purity of by mixing with a less valuable substance. To form a metallic compound.