Also türkçesi Also nedir

Also ile ilgili cümleler

English: Alcohol is also cheap in Germany.
Turkish: Alkol Almanya'da da ucuzdur.

English: Actually, I'd also like to go.
Turkish: Aslında ben de gitmek isterim.

English: A French language edition of this novel has also been published.
Turkish: Bu romanın Fransızca dilindeki edisyonu da yayınlandı.

English: A translation is always also an interpretation.
Turkish: Bir çeviri aynı zamanda her zaman bir yorumdur.

English: "I also am dead." "Dead? What are you doing at the window, then?"
Turkish: "Ben de ölüyüm." "Ölü müsün?" "Öyleyse, pencerede ne yapıyorsun?"

Also ingilizcede ne demek, Also nerede nasıl kullanılır?

Also known as : Nam-ı müstear. Bu ismi de kullanan. Namı diğer. Bu isim altında da tanınan. A.k.a. Bu isimle de giden.

Also ran : Yarışmayı kaybetmiş kimse. Yenilen kimse. İlk üçe giremeyen at. Tabela yapamayan at. Yarışmayı kaybeden sporcu. Başarısızlığa uğrayan politikacı.

Also run : İlk üçe giremeyen at. Yenilen kimse. Başarısızlığa uğrayan politikacı.

And also : Hem. Bir de. Hem de.

But also : Bundan başka.

Als : Değişimli en küçük kareler. Kas bozulmasına ve bölgedeki hücrelerin bozulmasına neden olan. (tıp veya medikal terimi) lou gehrig hastalığı. Amyotrophic lateral sclerosis (amyotrofik lateral skleroz). Derece derece ilerleyen ve tedavisi olmayan beyin ve omurilikteki motor sinir hücreleri hastalığı.

 

Alsatian dog : Alsas çoban köpeği.

See also : Ayrıca bkz.

Alsatian : Alman kurt köpeği. Alsas. Alsas'lı. Alsakça. Alsaslı. Alsas çoban köpeği. Alman kurdu. Alman çoban köpeği.

A false step : Yanlış adım.

İngilizce Also Türkçe anlamı, Also eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Also ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Where : Nereden. Nerede. Hani. Diği yerde. Dığı yere. Neresi. Nereye. Nere. -dığı yerde.

Either : De değil. İster. Her iki. İki. Birinden biri. Ya şu ya bu. Ne de. Her ikisi. Her.

Concomitantly : Dolaysıyla. Birlikte. Eşlik eden bir şekilde. Beraberinde. Bir arada.

Albeit : -e rağmen. İse de. Karşın. Vakıa. De olsa. Velev ki. Rağmen. Fakat. Her ne kadar.

Btw : Bu vesileyle. Şans eseri. By the way (bu arada). Bu arada. Aynı zamanda (internet argosu).

In : İktidardaki. İçeri. Tutulan. İçeri doğru yönelen. İçine. İçeriye. Gelmiş olan. Çok moda olan. İç.

Beyond : -in ötesinde. Ötesi. Ötesine. Öteye. Götürmez. Öte. Den öte. Öbür dünya. Ötesinde.

At that : Onun üzerine. Haliyle hatta. Olduğu gibi. Artık. Bile artık. Bile. Bu durumda. Bundan başka. Mademki.

Geniuses : Deha. Görüş. Yaratıcılık. Dahilik. Düşünce yapısı. Ruh. Koruyucu melek.

At once : Anide. Birden. Hemen. Hep birden. Derhal. Birdenbire. Aniden. Bir defada. Akabinde.

Also synonyms : withal, old maid, to boot, all the while, not to say, else, yet, haem, genie, but, once again, at, besides that, loser, on top of, and what not, into the bargain, as well as, and besides, concurrently, moreover, eke, so and so, bis, besides, in the meanwhile, beyond that, discriminately, once more, anyway, on the top of it, genius, but only.

 

Also zıt anlamlı kelimeler, Also kelime anlamı

Winner : Birinci. Büyük başarı. Birinci gelen. Güney dakota eyaletinde şehir. Galip. Ganyan. Kazanan.

Also ingilizce tanımı, definition of Also

Also kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In like manner. Likewise.