Beyond türkçesi Beyond nedir

Beyond ile ilgili cümleler

English: Ali got time and a half when he worked beyond his usual quitting time.
Turkish: Ali normal çalışma saatlerinin dışında çalıştığında %50 zamlı aldı.

English: Ali is beyond help.
Turkish: Ali yardım edilemez durumda.

English: Ali lives beyond his means.
Turkish: Ali kazandığından çok para harcıyor.

English: Ali and Mary live beyond their means.
Turkish: Ali ve Mary gelirlerinin üstünde yaşıyor.

English: Ali is beyond hope.
Turkish: Ali umudun ötesinde.

Beyond ingilizcede ne demek, Beyond nerede nasıl kullanılır?

Beyond a shadow of doubt : Kati surette. Su götürmez. Kuşkusuz. Şüphesiz. Kesinlikle.

Beyond all bearing : Katlanılmaz. Dayanılmaz. Çekilmez.

Beyond all blame : Bütün suçlamalardan uzak.

Beyond all bounds : Sınırı aşmış.

Beyond all comparison : Benzersiz. Eşsiz. Başkasıyla karşılaştırılamaz. Mukayese edilemez.

Beyond all question : Sorgulamasız. Kati surette. Kesinlikle. Sorgusuz sualsiz. Kuşku götürmeksizin. Şüphesiz. Tartışılmaksızın. Kuşkusuz.

Beyond cognizance : Yetki dışında. Yetkiyi aşan.

Beyond compare : Kıyaslanamaz. Mukayese kabul etmez.

 

Beyond any doubt : Şüphesiz. Sorgulamasız. Kati surette. Kesinlikle. Hiç kuşku yok ki.

Beyond all expectations : Beklentilerin ötesinde. Umulandan daha çok. Ümit edilenin ötesinde.

İngilizce Beyond Türkçe anlamı, Beyond eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beyond ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pasts : Bitmiş. Evveliyat. Geçmiş. Dün. Mazi. Olmuş. Bir kimsenin geçmişi. Geçmiş zaman.

Barring : Telli çalgıların klavyesinde bir parmakla birden fazla tele basılması. Dışında. Öncelik (oynatımı). Kapama. Başka. ...olmazsa. Olmazsa. Önemli bir filmin, birinci sınıf bir ya da birkaç sinemada ilk olarak oynatılması; böylelikle bir sinemaya ya da sinema topluluğuna, iyi filmlerin işletilmesi için geçici bir tekel sağlanması, aynı süre içinde komşu sinemaların ve izleyicilerin bu filmden yoksun kalması biçiminde uygulanan yöntem. Hariç.

Afterworld : Öteki dünya. Ahret. Bütün dinlerle halk inançlarında varolduğu saptanan, toplumlara göre yer altında, yer üstünde, gökte, deniz altında, çok ırakta olmak üzere bulundukları yer değişen, ölülerin yaşadığı evrensel ikinci dünya. bk. ölüm. Ölümden sonraki dünya. Cennet.

The unseen : Gaip.

Except that : … bir yana. Fakat. Dışında. Bir yana.

Other than : Gayri. Bunların dışında. Dışında. Başka. -den başka. Hariç.

As well : Dahi anlamında de. İlave olarak. Dahi. De. Makul şekilde. Bile. Doğru. Aynı derecede. Hatta. Da.

Above and beyond : Beklenenin üzerinde. Fazlasıyla. Gerekenden fazla. Yeter de artar.

Supra : Yukarıda zikredilen. Yukarıda. Üst, üstünde, yukarı tarafta. Yukarıda geçen. Supra. Üstünde. Üstün. Daha çok.

 

Beyond synonyms : after life, eternities, sines, and what is more, discriminately, the next world, over there, on the further side of, again, except, hereafter, afterdeath, outside of, the hereafter, beyonds, ultras, infra, outside, ultra, elses, further on, far, meta, eternal life, yon, sur, furthermore, dehors, the other world, trans, future life, apart from, and.

Beyond ingilizce tanımı, definition of Beyond

Beyond kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Yonder. Further away. On the further side of. At a distance. In the same direction as, and further on or away than.