Alters türkçesi Alters nedir
- Değiştirmek.
- Kısırlaştırmak.
- Hadım etmek (hayvan).
- Başkalaşmak.
- Değişmek.
- Başkalaştırmak.
- Değişiklik yapmak.
Alters ingilizcede ne demek, Alters nerede nasıl kullanılır?
Desalters : Tuz giderici. Tuzdan arındırma cihazı. Tuz alan alet. Tuz giderici cihaz (genellikle deniz suyundan). Tuzsuzlaştıran.
Exalters : Göklere çıkartan. Kuvvetlendiren. Metheden. Öven. Sevindiren. Yücelten. Gururlandıran. Yükselten. Aşka getiren. Paye veren.
Falters : Sarsılmak. Tereddüd etmek. Titrek bir sesle konuşmak. Duraksamak. Sersem sersem yürümek. Azalmak. Hızını kaybetmek. Sendelemek. Duraklamak. Yalpalamak.
Halters : Kement. Korkuluk. Yedek. İp. Yular takmak. Asma. Yular. İdam ipi. Asmak. Dizgin.
Palters : Ciddiye almamak. Savsaklamak. Kapris yapmak. Kaprisli olmak. Aldatmak. Lafı dolandırmak. Küçümsemek. Oyun etmek. İhmal etmek.
Alter ego : Çok yakın dost. Bireycil ya da kümecil oyunda birey ya da küme üyelerinin yakın-uzak çevresini oluşturan gerçek ya da düşsel kişilerin üstlencesini yüklenmiş yardımcı kişiler, bk. bireycil oyun, kümecil oyun. Canciğer arkadaş. Bir insanla bir hayvan ya da bir bitki arasındaki yaşam ve yazgı bağı, yazgı birliği inancı. (öteki ben inancına totemciliğin özel bir biçimi gözüyle bakılmaktadır), a. bk. bireysel totemcilik. İkinci şahsiyet. Canciğer dost. Yakın arkadaş. Yardımcı benlik. Bir kimsenin ikinci kişiliği. Öteki ben.
Alter course : Rota değiştirmek.
Psalters : Mezmurlar kitabı. Zebur.
Alter a status : Vaziyet değiştirmek. Bir şeyin durumunu değiştirmek.
Salters : Tuz üreticisi ya da satıcısı. Tuzlayıcı.
İngilizce Alters Türkçe anlamı, Alters eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Alters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Emulsify : Emülsiyonlaştırmak. Emülsiyon yapmak. Emülsiyon haline dönüştürmek. Emilsiyon haline dönüştürmek. Asıltılaştırmak.
Immaterialize : Manevileştirmek. Manevileştirmemek. Maddeleştirmemek.
Sanitize : Sterilize et. Tatsız ve suçlayıcı özelliklerini ortadan kaldırarark daha az zararlı veya daha az saldırgan veya daha fazla kabul edilebilir hale getirmek (ayrıca sanitise). Hijyenik koşulları oluşturmak amacıyla yapılan temizlik ve sterilizasyon işlemleri. Sanitize. Sterilize etmek. Hijyenik yapmak. Dezenfekte etmek. Temizlemek.
Make clean : Temizlemek.
Invalidate : Geçersiz kılma. Geçerlik süresini uzatmak. Çürütmek. Hükümsüz bırakmak. İptal etmek. Geçersizleştirmek. Hükümsüz kılmak. Geçersiz kılmak. Boşa çıkarmak.
Altering : Değiştirme. Değişim. Değişerek.
Draw : Keşide. Berabere biten oyun. Çizmek. Çekme. Yem. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Berabere kalmak. Cazibe. Karalamak. Çekiş.
Decimalize : Ondalık sisteme çevirmek. Ondalık sisteme uyarlamak. Ondalık jüyeye çevirmek.
Schematize : Taslak yapmak. Şemaya göre düzenlemek. Şema ile göstermek. Sistemli bir biçimde düzenlemek. Şemasını yapmak.
Cause to sleep : Uyumasına neden olmak.
Alters synonyms : acetylise, sensibilize, deconcentrate, demythologise, internationalise, intransitivize, diabolize, vascularise, immaterialise, devilise, arterialise, bolshevise, plump out, symmetrise, communise, make grow, plasticise, bolshevize, slenderise, devilize, iodinate, denationalise, spice up, unsanctify, dynamise, paganise, constitutionalise, detransitivise, colourize, individualise, unsubstantialise, intransitivise, colorise.
Alters zıt anlamlı kelimeler, Alters kelime anlamı
Decelerate : Hızı azalmak. Hız azaltmak. Yavaşlamak. Yavaşlatmak. Hız kesmek.
Dissimilate : Bir kelimede birbiriyle ilgili iki sesi atlamak (sesbilim). Farklı olmak. Farklı sesler çıkarmak. Farklılaşmak. Farklılaştırmak. Farklı yapmak.
Focus : Depremin yer içinde başladığı nokta. Bir çekide toplamak. Fokus yapmak. İlgi odağı. Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme. Odak ayarı yapmak. Odaklanmak. Odağı ayarlamak. Ayar etmek. Merkez.
Alters antonyms : orientalise, denationalise, odourise, deconcentrate, de iodinate, demulsify, de ionate, detransitivize, personalise, occidentalise, complicate, tire, brighten, destabilize, better, wet, odorize, nationalize, transitivize, demythologize, stabilise, awaken, cool, stiffen, stabilize, depersonalise, assimilate, decrease, centralize, activate, deoxidise, desensitize, accelerate, decontaminate, occidentalize, worsen, orientalize, increase, beautify, decentralise, dirty, dehydrogenate, hydrogenate, personalize, clarify, emulsify, concentrate, magnetise, dry, deoxidize, qualify, invalidate, dehumanize, inactivate, sensitize, sharpen, sensitise, strengthen, scramble, inflate, empty, decentralize, enable, demilitarise, heat, dull, darken, demilitarize, discolor, thin, centralise, clutter, magnetize, naturalize, loosen, rejuvenate, destabilise, depersonalize, nationalise, cause to sleep, denationalize, unstring, weaken, demagnetise, fill, quieten, begin, clean, deflate, simplify, wrong, disable, discharge, validate, tune, denazify, demagnetize, denaturalize, unscramble, mythologize, order, let out, diversify, take in.

Bu kısımda Alters kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Alters ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Alters anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Alters ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.