Amenajman nedir, Amenajman ne demek

Amenajman; bir hukuk terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Düzenleyim

Amenajman hakkında bilgiler

Amenajman, ormanların nasıl, ne zaman ve ne ölçüde kullanılacağını, ormanların sürekliliğinin sağlanması için ormancılık faaliyetlerinin (biyolojik, ekonomik, teknik ve sosyal) tümüne ve ormanlardan daha fazla nasıl verim alırız sorusuna yanıt arayan bilim dalı. Orman Bakanlıklarına bağlı en alt işletme birimi olan Orman İşletme Şeflikleri'nce uygulanmak üzere hazırlanan Amenajman Planları 10 yıllık hazırlanır ve her süresi biten plan Bölge Müdürlüklerine bağlı Amenajman Şube Müdürlüğü'nce kurulacak komisyonlar tarafından yenilenir.

Amenajman anlamı, tanımı:

Düzen : Yerleştirme, tertip. Bez dokuma tezgâhı. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Alet edevat takımı. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri.

 

Orman : Bu ağaçların bütünü. Ağaçlarla örtülü geniş alan.

Zaman : Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Dönem, devir. Çağ, mevsim. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Belirlenmiş olan an. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit.

Ölçü : Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Ölçüt. Değer, itibar. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Belirlenmiş boyut.

Sürek : Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden. Süren, devam eden zaman.

Sağlanma : Sağlanmak işi.

Ormancı : Ormanı korumakla görevli kimse, orman koruma memuru. Kaba, görgüsüz kimse.