American stock exchange türkçesi American stock exchange nedir

  • 3 binin üzerinde şirketin listelendiği.
  • Abd'deki en büyük menkul kıymetler borsası (new york city'nin wall street caddesinde bulunmaktadır).
  • American stock exchange (amerikan borsası).
  • Amerikan borsası.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Amerika'nın ikinci en büyük menkul değerler borsası.
  • Abd'nin new york’taki ikinci büyük taşınır değerler borsası.
  • Halka açık.
  • Amerikan menkul kıymetler borsası.

American stock exchange ingilizcede ne demek, American stock exchange nerede nasıl kullanılır?

American : Amerika. Amerikalı. Amerika'ya özgü. Amerikan.

Stock : Şirket sermayesinin birbirine eşit paylara bölünmüş dilimlerinden her birini temsil eden ve yasalarla belirtilen esaslara göre düzenlenmiş olan değerli kağıt. Sap. Alıcıda ya da basım aygıtında kullanılmamış, duyarkatı ışıkla etkilenmemiş film. Boş film. Payanda. Kızak (gemi). Hammadde. Kütük. Yığı. Hisse senedi.

Exchange : Değiş-tokuş. Değiştirmek. Takas etmek. İki parçacığın tüm yerlemlerinin (uzay yerlemleri ve fırılı) karşılıklı olarak birbirleri ile değiştirilmesi. Değiş tokuş etmek. Değişim. Mal, hizmet ve üretim faktörlerinin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi. Değiş tokuş. Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

 

American stock exchange price index : Amerikan borsası fiyat dizini. Amerikan sermaye piyasasında işlem gören tüm hisse senetlerinin fiyatlarındaki değişmeleri göstermek üzere düzenlenen dizin.

Stock exchange : Kambiyo ve nukut borsası. Mal, altın, döviz ve taşınır değerlerin belirli kurallar çerçevesinde alım ve satım işlemlerinin yapıldığı ortamlar. krş. piyasa. Esham ve tahvilat borsası. Borsa simsarları topluluğu. Menkul kıymetler borsası. Hisse senedi ve tahvil piyasası. Tecimcilerin taşınır mallar üzerindeki gerekli işlemleri yapmak üzere toplandıkları yer. Borsa. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Hisse senedi borsası.

Stock exchange listing : Gerekli koşulları yerine getiren şirkete ilişkin taşınır değerlerin borsada işlem görmesi için izin verilmesi. Borsaya kayıt olma.

Stock exchange commission : Sermaye piyasası kurulu. Sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını ve yatırımcıların hak ve çıkarlarının korunmasını sağlamak amacıyla kurulan düzenleyici ve denetleyici kurum. (capital markets board of turkey) türkiye’de sermaye piyasasını düzenlemek ve denetlemek amacıyla 1981 yılında 2499 sayılı sermaye piyasası kanunu ile idari ve mali özerkliğe sahip olarak kurulan kurum.

Stock exchange experts : Borsa eksperleri. Taşınır değerlere ilişkin alım ve satım talimatlarının ilgili iç yönetmelikte belirtilen esaslara göre karşılaştırılması ile fiyatların oluşumunu izleme ve alım satım işlemlerinin sonuçlandırılmasını sağlamakla yükümlü olan görevli. Borsa uzmanı.

 

Stock exchange price : Borsa fiyatı. Borsada işlem gören mal, hizmet, altın, döviz ve taşınır değerlerin belirli bir anda, sunum ve istemin karşılaşmasıyla oluşan fiyatı. Borsa rayici.

Stock exchange operations : Taşınır değerlerin alım ve satım işlemleri. Borsada yapılan işlemler. Borsa işlemleri.

İngilizce American stock exchange Türkçe anlamı, American stock exchange eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak American stock exchange ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Commonable : Müşterek olarak kullanılan (genellikle otlak arazisi ile ilgilidir). Umumi.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

American stock exchange synonyms : accessible to the public, ability to pay approach, a change in individual demand, amex, abnormal budget receipts, open to the public, a group shares, a change in supply, public, abnormal budget, abnormal budget expenditures, a pass through certificate.