Amusia türkçesi Amusia nedir

  • Amuzi.
  • Müzik sesleri algılayamama veya üretememe.

Amusia ingilizcede ne demek, Amusia nerede nasıl kullanılır?

Amusing : Zarif. Gırgır. Eğlendirici. Komik. Şaka yapan. Güldürücü. Zevkli. Hoş. Eğlenceli. Oyalayıcı.

Amusing oneself : Eğlenmek. Zevklenmek. Zevk aldığı bir şeyi yapmak.

Amusingly : Hoş bir şekilde. Eğlendirici bir şekilde. Eğlenceli biçimde.

Be amusing : Oyalanmak. Eğlenmek.

Unamusing : Eğlenceli olmayan. Zevksiz. Tatsız.

Amusement park : Luna park. Lunapark. Eğlence parkı.

Amusement center : Eğlence merkezi.

Amusement arcade : Oyun salonu. Atari salonu. Oyun merkezi.

Amuse oneself : Zevklenmek. Eğlenmek. Oyalanmak. Avunmak. Gönül eğlendirmek.

Amusement centre : Eğlence merkezi.

İngilizce Amusia Türkçe anlamı, Amusia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amusia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Refrain : Alıkoymak. Geri durmak. Çekinmek. Frenlemek. Kendini tutmak. Kaçınmak. Sakınmak. Nakarat.

Chopin : Polonyalı bir besteci. Frederick chopin (1810-1849). Bir soyadı. Şopen.

Piece : Tane. Yamalamak. Parça. Parça koymak. Kısa yazı. Yamamak. Eklemek. Kalıp. Birleştirmek. Parçalarını eklemek.

Line : Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Askı halatı. Astar kaplamak. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Sıralamak. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Kırıştırmak. Çizmek. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Kaplamak.

 

Ballet : Barok çağında italya'da doğmuş, fransa ile rusya'da gelişmiştir. belli bir düzeni ve kuralı olan dans, dekor ve müzikten oluşan bir gösteri türü. Danslı sahne yapıtı. dansçılar topluluğu. opera ve operetlerde danslı geçiş. 4 - bir dans topluluğunun önceden saptanmış düzene göre, uyumlu bir biçimde dans ettikleri gösteri. 5 - parmak ucu dansı. Bale. Balet. Bale grubu.

Tune : Bir çalgının doğru ses verebilmesi için yapılan ayar, düzen. Ahenk. Motoru ayar etmek. Nağme. Akort. Akortlu olmak. Yoluna koymak. İstasyon ayarı (radyo). Akortlamak.

Bach : Yalnız (başına) veya bekar hayatı yaşamak. Bekar erkek. Bekar. Bekar hayatı yaşamak.

Handel : Hayatının büyük bölümünü ingiltere'de geçiren alman barok müziği bestecisi. George frederick handel (1685-1759). George handel'in müziği. Soyadı. Messiah oratoryosunun bestecisi.

Opus : Yapıt. Eser. Kitap. Opera.

Vocal : Sesle ilgili. Sözlü. Vokal. Sesli. Sesini çıkarmaktan hiç çekinmeyen. Konuşkan. Sedalı. Ses. Rahat konuşan. Sesli harf.

Amusia synonyms : musical genre, monophony, concerted music, musical harmony, piece of music, musical style, melodic phrase, musical composition, popularism, polytonalism, serialism, melodic line, serial music, music of the spheres, ta'ziyeh, music genre, monophonic music, part music, monody, chorus, euphony, composition, strain, overture, auditory sensation, subdivision, instrumental music, genre, beethoven, section, gilbert and sullivan, sound, polyphony.

 

Amusia zıt anlamlı kelimeler, Amusia kelime anlamı

Polyphony : Çok seslilik. Polifoni. Çokseslilik. Çok sesli.

Polyphonic music : Çoksesli müzik. Polifonik müzik.

Inactivity : Hareketsizlik. Durgunluk. Üşengeçlik. Etkisizlik. Tesirsizlik. Tembellik. Avarelik.

Amusia antonyms : monophony, monophonic music.