Anaemia türkçesi Anaemia nedir
Anaemia ingilizcede ne demek, Anaemia nerede nasıl kullanılır?
Antipernicious anaemia factor : B12 vitamini. Antipernisiyöz-anemi faktör.
Pernicious anaemia : Pernisyöz anemi. Anemi pernisyöz. Kötücül anemi.
Sickle cell anaemia : Orak hücre hastalığı. Orak hücreli anemi. Orak hücre anemisi.
Anaemic : Beti benzi atmış. Sönük. Beti benzi kaçmış. Şevksiz. Solgun. Mecalsiz. Güçsüz. Durgun. Cansız. Anemik.
Anaerobe : Oksijensiz yaşayan yaratık (bakteri). Hava veya oksijen ihtiyacı olmayan bakteri. Oksijensiz. Oksijensiz ortamda yaşayan. Havasız yerde yetişip yaşayabilen mikroorganizma. Havasız yaşar. Aerob olmayan. Havasız yerde yaşayabilen. Aneorob.
Anaerobic bacteria : Anaerobik bakteriler. Oksijensiz yaşayabilen bakteriler. Anaerobik bakteri. Oksijensiz yaşayabilen bakteri.
Anaerobiosis : Oksijensiz yaşayabilenler. Havasız veya oksijensiz ortamda yaşam. Anaerobiyoz.
Anaerobic : Serbest oksijen olmadan meydana gelen (kimya). Anaerobik. Oksijensiz solunum yapan. Havasız. Havasızyaşayan. Oksijensiz yaşayabilen. Aneorobik. Etkin. Havasız yerde yetişip yaşayabilen. Anaerobi.
Anaerobic phase : Oksijensiz evre. Silaj yapımında ikinci evre olarak tanımlanan, ortamdaki oksijenin tüketilmesiyle anaerobik bakterilerin çoğalarak etkilerini göstermeye başladığı, küf ve maya kültürlerinin öldüğü, alkol ve diğer ürünlerin oluşumunda rol oynayan enzim faaliyetlerinin devam ettiği, laktik asit oluşumunun arttığı evre, anaerobik faz.
Anaerobically : Oksijensiz bir şekilde. Oksijensiz halde.
İngilizce Anaemia Türkçe anlamı, Anaemia eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Anaemia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aplastic anemia : Doğuştan veya sonradan oluşan, tedaviye cevap vermeyen, kronik seyirli, genellikle trombositopeni ve granulositopeniyle birlikte seyreden, kemik iliği hücrelerinin yerini yağ hücrelerinin aldığı ve kısa sürede ölümle sonuçlanabilen anemi, hipoplastik anemi. x ışını tedavisi, radyasyon, endüstriyel maddeleriyle kronik zehirlenmeler, bakteriyel zehirler ve bazı antibiyotiklerin sürekli ve yüksek dozda verilmeleri sonucu şekillenir. Aşırı kansızlık. Aplastik anemi.
Bloodlessness : Alyuvar sayısının normalden az olması. anemi.
Iron deficiency anemia : Serumda demir yoğunluğunun, demir taşıyan proteinin, hematokritin ve hemoglobin konsantrasyonunun düşmesi sonucu hipokromik ve mikrositik hücre serilerinin artmasıyla belirgin anemi. Demir eksikliği anemisi.
Macrocytic anemia : İri alyuvarlı kansızlık. Makrositer anemi. Alyuvarların normale göre çok daha büyük çapta veya hacimde olmalarıyla belirgin anemi.
Ischemia : İskemi. Tıkanıklığın neden olduğu lokalize anemi (patoloji). Yerel kansızlık. Kansızlanma. Bölgesel anemi. Belli bir bölgede kan akımının azalması, ilgili bölgeyi besleyen damarların tıkanması veya daralması nedeniyle gelişen yerel anemi, bölgesel doku anemisi, işemi. Dokunun yeterince kan alamaması durumu. Kan damarlarının daralmasına veya tıkanmasına bağlı olarak bir organ veya dokuya yetersiz kan gelmesi veya yerel kansızlık, kansızlanma.
Anemia : Alyuvar sayısının normalden az olması. anemi. Anemik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çeşitli nedenlere bağlı olarak kanda eritrosit sayısının azalması, hemoglobin ve hematokrit değerinin normalin altına düşmesiyle belirgin durum, kansızlık. Kandaki alyuvar sayısı veya hemoglobin miktarının normal değerlerin altına düşmesiyle belirgin bir sendrom, kansızlık. en önemli belirtileri mukoza, konjunktiva ve deride solgunlukla birlikte dolaşım ve solunum sistemiyle ilgili bozukluklardır.
Favism : Favizm. Fava fasülyesinin polenini solumanın sebep olduğu hastalık. Fabizm.
Microcytic anemia : Mikrositik anemi. Alyuvarların normale göre küçük çapta olması ve sayıca azalmasıyla belirgin anemi.
Hemolytic anemia : Yıkımlı kansızlık. Hemolitik anemi. Kalıtsal bozukluklar, anormal hemoglobinler, saponin zehri gibi bazı zehirler, virüsler, bakteri toksinleri, kan parazitleri vb. nedenlerden, dolaşımda aşırı miktarda alyuvar yıkımıyla oluşan anemi tipi. orak hücreli anemi, eritroblastozis fetalis, talasemiler hemolitik anemi tipleridir.
Anaemia synonyms : drepanocytic anemia, ischaemia, refractory anaemia, macrocytic anaemia, sickle cell disease, haemolytic anaemia, hyperchromic anaemia, fanconi's anemia, aplastic anaemia, blood disease, malignant anaemia, hypochromic anaemia, blood disorder, crescent cell anaemia, iron deficiency anaemia, crescent cell anemia, fanconi's anaemia, drepanocytic anaemia, refractory anemia, congenital pancytopenia, malignant anemia, hypoplastic anaemia, microcytic anaemia, exsanguinity, symptom, oligocythemia, pernicious anaemia, erythroblastosis fetalis, hyperchromic anemia, hypoplastic anemia, pernicious anemia, greensickness, sickle cell anaemia.

Bu kısımda Anaemia kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Anaemia ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Anaemia anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Anaemia ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.