Anaerobic phase türkçesi Anaerobic phase nedir

  • Silaj yapımında ikinci evre olarak tanımlanan, ortamdaki oksijenin tüketilmesiyle anaerobik bakterilerin çoğalarak etkilerini göstermeye başladığı, küf ve maya kültürlerinin öldüğü, alkol ve diğer ürünlerin oluşumunda rol oynayan enzim faaliyetlerinin devam ettiği, laktik asit oluşumunun arttığı evre, anaerobik faz.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Oksijensiz evre.

Anaerobic phase ingilizcede ne demek, Anaerobic phase nerede nasıl kullanılır?

Anaerobic : Anaerobi. Havasız. Serbest oksijen olmadan meydana gelen (kimya). Oksijensiz yaşayabilen. Oksijensiz. Oksijensiz solunum yapan. Havasız yerde yaşayabilen. Etkin. Havasızyaşayan. Havasız yerde yetişip yaşayabilen.

Phase : Aşama. Aşamalı olarak yapmak. Bir hastalığın veya işlemin çeşitli durum veya safhalarından her biri, faz. Kesim. Merhale. Aşamalandırmak. Faz. Özdeğin tektürel, kesiksiz durusu (katı evre, sıvı evre vb.). dalga işlevinin bir noktasının aynı yere hangi zamanda geleceğini gösterir açı. Tekrarlı olaylarda bir dönüm içindeki her bir nokta, konum ya da durum. örnek: ay'ın evreleri (ilkdördün, dolunay vb). bir değişen yıldızın minimum evresi. Bir oluşum ya da süreç içinde birbirini izleyen değişik görünüşlü durumlardan her biri.

Anaerobic bacteria : Anaerobik bakteriler. Oksijensiz yaşayabilen bakteri. Anaerobik bakteri. Oksijensiz yaşayabilen bakteriler.

 

Anaerobic exercise : Oksijensiz çalışma.

Anaerobic respiration : Anaerob solunum. Anaerobik solunum. Havadaki oksijenini kullanmaksızın solunum. Oksijen alınmaksızın gerçekleştirilen solunum, anaerobik solunum. Oksijensiz solunum.

Anaerobically : Oksijensiz bir şekilde. Oksijensiz halde.

İngilizce Anaerobic phase Türkçe anlamı, Anaerobic phase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anaerobic phase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

 

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abaxial : Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Anaerobic phase synonyms : a amplitude mod, a c deformity, abdominal distention, abdomen, a dna, abattoir.