Analyst türkçesi Analyst nedir

  • Tahlilci.
  • Çözümleyici.
  • Analiz uzmanı.
  • Bir özesağaltımcı görüşmede, sunduğu yapılaşmamış uyaranlarla özgür konuşma sürecinde etkin bir üstlencesi bulunan gözlemci ya da sağaltımcı, bk. özeçözümleme.
  • Analiz yapan kimse.
  • Araştırmacı.
  • Çözümlemeci.
  • Analist.
  • Ruh çözümcü.
  • Psikanalist.

Analyst ile ilgili cümleler

English: Most analysts expected that Tom's offer would set off a new round of bidding for Mary.
Turkish: Araştırmacıların çoğu, Tom'un teklifinin Mary'ye bir dizi yeni teklifler gelmesine neden olacağı kanısında.

English: Ali is a financial analyst.
Turkish: Ali bir finansal analist.

Analyst ingilizcede ne demek, Analyst nerede nasıl kullanılır?

Business systems analyst : Yönetsel dizgeler çözümleyicisi. Yönetsel sistemler çözümleyicisi.

Financial analyst : Hesap uzmanı. Mali analist.

Market analyst : Piyasa analisti. Piyasa analizi yapan uzmanı. Piyasa analizcisi. Piyasa analizi. Piyasa analizi uzmanı.

System analyst : Sistem çözümleyici. Sistem çözücü. Sistem analizci. Sistem çözümleyicisi.

Systems analyst : Sistem çözümleyici. Sistem analizci. Dizge çözümleyici. Sistem analisti. Jüye çözümleyici. Jüye analisti. Bir bilişim dizgesinin tasarımında dizge çözümleme görevini yürüten kişi. bu işi uğraş edinmiş kişi.

 

Analysand : (psikiyatri) psikanaliz geçiren kimse (psikolojik tedavi çeşidi). Analiz edilen. Analizand.

Analysts : Psikanalist. Çözümlemeci. Çözümleyici. Analiz uzmanı. Araştırmacı. Tahlilci. Analist.

Analysed : Çözümlenen. Araştırmak. Tahlil etmek. Analiz etmek. Çözümlemek. Analiz edilmiş. İncelemek.

Analyse : Psikanaliz tedavisi uygulamak. Analiz yapmak. Çözümlemek. Tahlil etmek. Analiz etmek. İncelemek. Araştırmak. Tahlil yapmak.

Psychoanalyst : Ruhçözümcü. Psikanalizci. Psikanalist. Psikoanalist.

İngilizce Analyst Türkçe anlamı, Analyst eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Analyst ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contemplator : Enine boyuna düşünen. Düşünür. İncelemeci.

Analyser : Çözümleme işlemini yapan aygıt. ucaylı ışığın ucaylanım dogrultusunu belirtmeye yarayan gereç. Analizci. Analizör. Çözümleç. Analiz edici cihaz. Tahlil cihazı.

Nicol prism : Nicol prizması. Nikol prizması. Ucaylanmış ışık elde etmek için, kalsitten yapılan özel bir prizma. (polarizasyon mikroskobunda bunlardan bir çift kullanılır. ışık kaynağından gelen ışığı ucaylandıran prizma (polarizör) dır. bundan çıkıp ince kesitten geçen polarize ışığın durumunu incelemek için kullanılan ikincisine "analizör" denir. polarizör ve analizörün asıl titreşim yüzeylerinin birbirlerine dik oldukları durumlarda, analizörden hiç ışık geçmez. bu durumda nikoller çaprazdır.).

Analyzer : Analizör. Analiz edici cihaz. Tahlil cihazı. İnceleyen kimse. Analizci. Çözümleç. Değerlendiren kimse.

Systems analyst : Sistem çözümleyici. Dizge çözümleyici. Bir bilişim dizgesinin tasarımında dizge çözümleme görevini yürüten kişi. bu işi uğraş edinmiş kişi. Jüye analisti. Sistem analizci. Jüye çözümleyici. Sistem analisti.

 

Chainman : Ölçüm yaparken bir zincir kullanan kimse. Ölçümcü. Şenör. Topoğraf yardımcısı.

Expert : Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kompetan. Eksper. Ustaca yapılmış. Ehlihibre. Mütehassıs. Uzman. Üstat. Usta. İhtisas.

Assayer : Ayarcı.

Analysing : Çözümleyiş. Analiz etmek. Çözümlemek. İnceleme. Araştırmak. Tahlil etmek. İnceleniyor. İncelemek. Çözümleniyor.

Analyst synonyms : industry analyst, securities analyst, intelligence analyst, credit analyst, inquisitory, investigators, explorer, analytic, financial analyst, investigative, enquirer, psychoanalyst, explorers, market analyst, analysers, analyzing, contemplators, analysts, assayers, psychoanalysts, solvents, chainmen, heuristic, investigator, enquirers, inquisitive.

Analyst ingilizce tanımı, definition of Analyst

Analyst kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Formerly, one skilled in algebraical geometry. Now commonly, one skilled in chemical analysis. One who analyzes.