Anchorite türkçesi Anchorite nedir

  • Ankorit.
  • Münzevi.
  • Yalnızlığı seven adam.
  • Toplumdan kaçan kimse.
  • Toplundan kaçan adam.
  • Münzevi yaşayan kişi.
  • Münzevi hayat yaşayan adam.

Anchorite ingilizcede ne demek, Anchorite nerede nasıl kullanılır?

Anchorites : Münzevi yaşayan kişi. Münzevi hayat yaşayan adam. Ankorit. Toplundan kaçan adam. Toplumdan kaçan kimse. Yalnızlığı seven adam.

Anchoritess : Toplumdan kaçan kimse. Yalnızlığı seven adam. Münzevi hayat yaşayan adam. Ankorit. Münzevi yaşayan kişi.

Anchoritic : Münzevi yaşayan. Dini inzivaya çekilme hayatı yaşamak.

Anchoring : Demir atmak. Tespit. Madde ortaklaması. Bağlama. Tutturmak. Sağlama bağlamak. Saplamak. Sabitlemek. Ankraj. Ankre etmek.

Anchoring problem : Çapalama sorunu.

Anchor ice : Taban buzu. Dip buzu. Yer buzu. Nehirlerde, dip sularının donmasıyle oluşan sünger gibi gözenekli, çoğunlukla içine kum, çamur ve bitki köklerinin girmesiyle kirlenmiş buz. Ankor buzu.

Anchor and text flow orientation : Tutturma ve metin akışı yönlendirme.

Anchor chain : Demir zinciri. Tespit cıvatası. Çapa zinciri. Ankraj bulonu. Tespit zinciri.

Anchor dues : Gemi demirlemek için kullanılan ücret. Demirleme ücretleri.

Anchor bed : Demir yatağı.

İngilizce Anchorite Türkçe anlamı, Anchorite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anchorite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Recluses : Köşesine çekilmiş kimse. Her şeyden elini eteğini çekmiş. Keşiş. Uzak. Köşesine çekilmiş. Başkalarıyla görüşmeden yalnız yaşayan kimse. Başkalarıyla görüşmeden yalnız yaşayan. Toplumdan uzak yaşayan kimse. Münzevi kimse.

Secluded : Gözlerden uzak. Irak. Gizli. Kapalı. İçerlek. Tecrit edilmiş. İzbe. Issız. Kaçınık. İnzivaya çekilmiş.

Sequestered : Hacizli. Dünyadan elini ayağını çekmiş. Tek başına. Dünyadan elini eteğini çekmiş.

Ascetics : Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş. Zahid. Sofu. Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş kimse. Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse. Çileci.

Recluse : Tek başına yaşayan. Her şeyden elini ayağını çekmiş. Başkalarıyla görüşmeden yalnız yaşayan. Köşesine çekilmiş kimse. Keşiş. Başkalarıyla görüşmeden yalnız yaşayan kimse. Uzak. Köşesine çekilmiş. Her şeyden elini eteğini çekmiş.

Retired : Emekli. Kuytu. Uzaklarda. Gözden uzak. İnzivaya çekilmiş. Issız. Bir köşeye çekilmiş. Ömür boyu hapis cezası almış kimse. Ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış kimse.

Ascetic : Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş. Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse. Sofu. Çileci. Zahid.

Eremite : İnzivaya çekilmiş kimse.

Reclusive : Toplumdan uzaklaşmış. Dini nedenlerden ötürü toplumdan uzaklaşma. Toplumdan elini eteğini çekmiş. Toplumdan izole bir biçimde yaşayan.

Anchorite synonyms : anchorites, anchoritess, hermit, solitary, eremites.

Anchorite zıt anlamlı kelimeler, Anchorite kelime anlamı

Cenobite : Manastırda yaşayan tarikat üyesi.

Anchorite ingilizce tanımı, definition of Anchorite

Anchorite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Anchoret.