Andan nedir, Andan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek.

Mademki, sonra, bakalım.

Ondan.

Tuzsuz pirinç lâpası.

Teknik terim anlamı:

Ondan.

Ona.

Sonra, ondan sonra.

Ondan Ötürü.

Oradan.

Onunla.

Andan ile ilgili Cümleler

  • Şu andan itibaren otuz yıl içinde çoğunuz ölecek.
  • Şu andan itibaren sigara içmeyeceğim.
  • Şu andan itibaren dakik olmaya söz veriyorum.
  • Tatoeba'ya şu andan itibaren yalnızca mantıklı cümleler göndereceğim.
  • Ben hiç siz arkadaşlara Tom'la ilk kez tanıştığım andan bahsettim mi?
  • Şu andan itibaren, bizden birisin.
  • Şu andan itibaren, artık sigara içmeyeceğim.
  • Ben hiç siz arkadaşlara ilk kez kampa gittiğim andan bahsettim mi?
  • Şu andan itibaren anahtarı unutma.
  • Şu andan itibaren sıkı İngilizce çalışacağım.

Andan anlamı, kısaca tanımı

Anda : Kardeş. Fındık, bir fındık türü. Orada. Onda, o Hususta, o mevzuda. Oraya. O zaman

Andan bundan : Şuradan buradan.

Andan gerü : Ondan sonra.

Andan ötürü : Ondan dolayı.

Andana : Sonradan. Ondan sonda. Ondan sora, sonra.

Andanç : Bir şeyin tamamen kırılması: Bizim tava andanç oldu.

Andante : Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak).

Andantino : Andanteden daha canlı, daha hızlı bir biçimde (çalınmak).

 

Kolaylaştırmak : Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak. Bir işi sonuna yaklaştırmak.

Kolaylaştırma : Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.

Ayrılmış : Ayırdedilmiş.

Mademki : Madem.

Maşala : Bağ ve bahçelerde kenarları set biçiminde birbirinden ayrılan, genellikle dikdörtgen toprak parçası.

Sulama : Sulamak işi. Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma.

Oradan : Sözü edilen yerden. İşaret edilen görece olarak uzak yerden.

Pirinç : Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa). Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım. Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri. Bu alaşımdan yapılmış.

Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Tuzsuz : Tuzu olmayan veya tuzu az olan. Tatsız şakalar yapan (kimse).

Bakal : Karatavuk. Manav, sebzeci.

Diğer dillerde Andaluzya tavuğu anlamı nedir?

İngilizce'de Andaluzya tavuğu ne demek ? : andalusian hen