Angle of lead türkçesi Angle of lead nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • Öndelik açısı.
  • Dalgalı akımda akım evresinin geriliminkine göre öne kaydığı açı.
  • Avans açısı.

Angle of lead ingilizcede ne demek, Angle of lead nerede nasıl kullanılır?

Angle : Bakış açısı. Açı vermek. Saptırmak. Açı oluşturmak. Çarpıtmak. Kıvırmak. Olta ile balık tutmak. Açı. Açı yapmak. Oltayla balık avlamak.

Of : -li. Hakkında. Nin. Den. In. Yüzünden. İle ilgili. -den. Karşı. -nin.

Lead : Yol göstermek. Öncülük yapmak. Elektrik akımını, dipten ışıklı aygıta ya da elektriksel uçlara ileten tel. Başını çekmek. Öncülük etmek. Sürmek. Önderlik etmek. Bir oyundaki en önemli ve en ön plandaki oyun kişisi. Seyirci arasında ünlenmiş, bir oyunun uzun süre oynanmasını sağlayan, beğenilen oyuncu. baş oyuncu. Fazla tüketildiğinde zehirli etki yapan ağır bir metal.

Angle of : Açısı.

Angle of advance : Avans açısı.

Angle of arrival : Varış açısı. Mermi yolu dikey açısı.

Angle of base friction : Taban sürtünme açısı.

Angle of deflection : Sapma açısı. Eğilme açısı. Defleksiyon açısı. Yan açısı.

Angle of contact : Değme açısı. Kontak açısı. Temas açısı.

Angle of apparent internal friction : Görünen içsel sürtünme açısı. Görünen iç sürtünme açısı.

 

İngilizce Angle of lead Türkçe anlamı, Angle of lead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Angle of lead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorption band : Absorpsiyon bandı. Soğurum kuşağı. Soğurma bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak.

Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.

Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Hoparlör geri beslemesi. Ses geribeslemesi.

Accelerometer : İvme ölçer. Hızlanma ölçer. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvme ölçme aleti. Akselerometre. İvmeyi ölçen.

Absorptivity : Soğurganlık. Soğurabilirlik. Emebilirlik. Emme kapasitesi. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Soğurma katsayısı. Yutuculuk. Emme sığası. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü.

Absolute units : Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Temel kütle. Saltık birimler.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

 

Absorption edge : Soğurum kıyısı. Absorpsiyon kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kenarı.

Angle of lead synonyms : angle of advance, absorptiometer, absolute magnitude, absolute zero, advance angle, acoustic absorptivity, absorption loss, abampere, abcoulomb, lead angle.