Anisole türkçesi Anisole nedir

  • Parfümlerde ve organik birleşimlerde kullanılan kimyasal madde.
  • Anizol.

Anisole ingilizcede ne demek, Anisole nerede nasıl kullanılır?

Butylated hydroxyanisole : Bütilhidroksianisol. Bha. Bütillendirilmiş hidroksi anizol. Bütil hidroksianisol. Bütillenmiş hidroksi anisol.

Anisol : Anizol.

Aniso : Anizo. Eşit olmayan.

Anisochromatic : Alacalı.

Anisochromia : Alyuvarların değişik renk göstermesi. Anizokromatik. Anizokromi.

Anisogame : Tekeşdüğülü.

Anisogamic : Değişik cinsiyet hücrelerinin birleşimi ile çoğalan (biyoloji terimi). Anizogamik.

Anisocoria : Gözbebekleri büyüklüğünde eşitsizlik (gözbilim). Anizokori. Göz bebekleri denksizliği. Göz bebeğinin çap ve hacim olarak eşitsizliği.

Anisogamet : Farklı biçim, büyüklük ve yapıda olan ve birleşebilen iki eşey hücresinden her biri, anizogamet. Farklı yapı ve büyüklükte olan ve birleşen iki eşey hücresinden (yumurta ve spermatozoon) her biri. anizogamet. Anizogamet. Eş olmayan gamet.

Anisogamete : Anizogamet. Dış görünüşü birbirine benzemeyen erkek ve dişi gametler. biçim ve büyüklüğü farklı olan plasmodium ve eimeria türlerinin makro ve mikrogametleri.

İngilizce Anisole Türkçe anlamı, Anisole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anisole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Passageway : Pasaj. Geçit. Koridor hol veya pasaj gibi geçiş için dar yol. Aralık. Koridor. Geçiş yolu. Koridor (ingiliz ingilizcesi). Geçiş yeri.

Area : Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Alan, yer, saha. Mesaha. Saha. Boşluk. Yersel alan. Bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Arazi. Civar. Bodrum girişi.

Gangway : Yoldan!. İskele merdiveni. Aralık. Sürgü iskele. Pasaj. İskele köprüsü. Yağlı boya!. Oluk. Asma merdiven. Uçağa yanaştırılan körüklü yol.

Anisole synonyms : anisol.

Anisole zıt anlamlı kelimeler, Anisole kelime anlamı

Overgarment : Üst giyim. Giyimin üst katı. Üst giysi.

Young : (hayvan) yavru. Döl. Genç. Gençlik. Küçük. Hayvan yavrusu. Yeni. Taze. Yavru. Gençler.