Anjiyo nedir, Anjiyo ne demek

Anjiyo; bir tıp terimidir.

Anjiyo hakkında bilgiler

Anjiyo, anjiyografi ya da arteriografi özellikle atardamar, toplardamar ve kalbin içini(lümen) görüntüleyen medikal görüntüleme tekniğidir. Genellikle radyo-opak bir ajanin damar yoluna verilip X-ray ışınları ile fluroskopi metoduyla görüntü oluşturmasına dayanır.

Yunanca angeion "damar" ve graphein "yazmak/kaydetmek" anlamlarına gelmektedir. Kan damarları görüntüsü veya filmi anjiyograf ya da anjiyogram olarak adlandırılmaktadır. Anjiyograf kelime olarak hem arteriogram hem de venogramı karşılasada, günlük kullanımda anjiyogram ve arteriogram eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Buna karşın venogram terminolojisi daha nadir kullanılmaktadır.

Anjiyograf terminolojisi kesin sınırlar içinde projeksiyonel radiograf başlığı altında konumlandırılsada, hiçbir durumda BT anjiyograf ve MR anjiyograf gibi damar görüntüleme teknikleri arasında kullanılmamıştır.

Teknik ilk olarak 1927'de Protekiz bilimadamı ve nörolojist Egas Moniz tarafından Lizbon Üniversitesi'nde X-ray serebral anjiyografisinde çeşitli sinirsel kaynaklı örnek olarak tümör, arter hastalıkları, arteriovenöz malformasyonlar gibi hastalıkların teşhisinde kullanılmıştır. Egos Moniz bu alanda ilk akla gelen isimler arasında kabul edilir. Moniz ilk serebral anjiyogramı 1927'de Lizbon'da, Reynaldo Cid dos Santos ise ilk aortagramı aynı şehirde 1929'da gerçekleştirmiştir. 1953'te Seldinger Tekniği'nin ortaya konmasıyla, süreç daha güvenli hale gelmiş ve artık vasküler lümen içinde kalmak için keskin aletlerin kullanılmasına gerek kalmamıştır.

 

Anjiyo tanımı, anlamı:

Damar : İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Huy. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Soy, yaradılış.

Görüntüleme : Görüntülemek işi.

Anjiyo olmak : Damar görüntüleme işlemi yaptırmak.

Anjiyografi : Damar görüntüleme.

Anjiyoloji : Kan ve lenf damarlarını inceleyen bilim dalı.

Atardamar : Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.

Toplardamar : Kirli kanın vücudun her yanından kalbe gitmesini sağlayan damar, vena, verit.

Görüntü : Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Manzara. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet.

 

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Radyo : Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi. Bu istasyonun yayınlarını alan araç. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş.

Ajan : Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci. Casus.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Damar görüntüleme : Damar içine X ışınlarını geçirmeyen bir madde verildikten sonra damarların filminin alınması, anjiyo, anjiyografi.

Anjiyodermatitis : Deri damarlarının yangısı.

Anjiyofibrom : Aşırı miktarda bağ dokusu içeren kan veya lenf damarının tümörü.

Anjiyogenik şok : Kılcal damar geçirgenliğinin artması sonucu oluşan şok.

Anjiyohemofili : hastalığı.

Anjiyohiyalinozis : Kan damarı duvarında hiyalin dejenerasyonu.

Anjiyokardiyografi : Kalp ve büyük damarların kontrast madde verilmesinden sonra görüntülenmesi.

Anjiyokeratom : Subepiteliyal dermis, membrana nikitans ve konjunktivanın lamina proprisındaki damar endotellerinden köken alan, genellikle köpeklerde görülen iyicil tümör.

Anjiyokeratozis : Çok sayıda anjiyokeratomun biçimlenmesi.

Anjiyoleyomiyom : Damarların düz kaslarından köken alan iyicil tümör, anjiyomiyom, damar leyomiyomu.

Anjiyolipoleyomiyom : Anjiyomiyolipom.