Ankles türkçesi Ankles nedir
- Ayak bileği.
- Ayak bileği kemiği.
Ankles ile ilgili cümleler
English: There were shackles around Tom's ankles.
Turkish: Tom'un ayak bileklerinde prangalar vardı.
Ankles ingilizcede ne demek, Ankles nerede nasıl kullanılır?
Anklesock : Kısa çorap. Soket.
Rankles : İçin için yanmak. Acısı unutulmamak. İrin toplamak. Acısı geçmemek. Yüreğine dert olmak. İltihaplanmak. Acısı içinden çıkmamak. İçine dert olmak.
Thankless : Takdire layık görülmeyen. Teşekkür etmemiş. Teşekkür etmeyen. İyilikbilmez. Boşuna. Kimsenin takdir etmediği. Nankör. Teşekkürsüz. Neticesiz.
Thankless job : Getirisi az iş. Parası yeteresiz iş.
Thankless wretch : Nankör sefil. Nankör. Nankör kimse.
Ankle deep : Bileğine kadar. Ayak bileklerine yaklaşan (veya dizlerine). Ayak bileklerine ulaşan.
Ankle bracelet : Pranga. Ayak bileğindeki kelepçe. Ayak bileği kelepçesi.
Ankle sock : Soket. Kısa çorap.
Thanklessness : Nankörlük. Teşekkürsüzlük.
Ankle shoes : Atkılı ayakkabı.
İngilizce Ankles Türkçe anlamı, Ankles eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ankles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fork : Savurmak. Çatalla kaldırmak. Kollara ayrılmak. Çatallanmak (yol). Ayrılmak. Çatallaştırmak. Bellemek. Çatallaşmak. Çatal. Çatal biçimi vermek.
Tarsus : Tarsus. Göz kapağı bağlayıcı dokusu. Ayak bileği. göz kapaklarının katılığını ve biçimini veren bağ dokudan yapılmış tabaka. böceklerde veya akarlarda üstte tibiyayla eklem yapan ve genellikle böceklerde 2-5 alt üniteden meydana gelen bacakların distal parçası. Türkiye'de bir şehir. (böcekte) tarsus. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayakbileği. Ayak bileği kemiği. böceklerde ve örümceklerde bacak bölütlerinin sonuncusu. (göz) gözkapağı kıkırdağı.
Anklebone : Topuk kemiği. Aşık kemiği. Ayak bileği kemikleri.
Angle of view : Görüş açısı.
Vertical angle : Dikey açı. Dik açı. Düşey açı. Işıldaktan gelen ışınla sahne düzeyi arasındaki açı.
Variation : Çeşitlenme. Değişme miktarı. Mikroorganizmaların kültürel, morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve antijenik karakterlerinde bazı koşullar altında oluşan değişikliklere verilen ad. ortak atalara sahip canlıların gösterdiği farklılık, değişim. Çeşitleme. Bazı karakterler bakımından farklı olma, orta durumdan sapma. esas tür tipine göre belirli karakterlerde görülen ayrılıklar. Bir niceliğin değerinin, artışı ya da azalışı. Değişiklik. Değişme. Fark. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Spherical angle : Küresel açı. Bir kürenin iki büyük çemberinin kesim noktasında çemberlere çizilen iki teğet arasındaki açı; iki büyük çemberin iki düzlemli açısı.
Face angle : Yüzey açısı. Yüz açısı.
Salient angle : Dış açı.
Ancle : Topuk. Bacağın alt kısmında ayağın başladığı bölge ve eklem (anatomi terimi).
Ankles synonyms : incidence angle, magnetic inclination, wave angle, gliding joint, helix angle, extinction angle, inclination of an orbit, articulatio talocruralis, internal angle, astragal, polyhedral angle, angular distance, cutting angle, leg, axil, angle of incidence, mortise joint, tarsals, magnetic declination, tilt angle, inclination, space, azimuth, lead, interior angle, solid angle, complementary angles, dogleg, taluses, angle of extinction, magnetic dip, articulatio plana, astragalus.
Ankles zıt anlamlı kelimeler, Ankles kelime anlamı
Right angle : Doğru açı. Dik açı. Sağ açı.
Oblique angle : Dik açı olmayan herhangi bir açı. Yatık açı. Eğik açı. 90 derecelik açı olmayan açı.
Stay in place : Yerinde kalmak.
Ankles antonyms : reentrant angle.

Bu kısımda Ankles kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ankles ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ankles anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ankles ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.