Anotia türkçesi Anotia nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Anoti.
  • Dış kulağın bir veya ikisinin doğuştan yokluğu, anoti.
  • Doğuştan kulaksızlık.
  • Kulak yokluğu.
  • Anosya.

Anotia ingilizcede ne demek, Anotia nerede nasıl kullanılır?

Acrocyanotic : Kol ve bacaklarda mavilik ile sonuçlanması rahatsızlığı olan (patoloji). Akrosiyanoz hastalığı olan.

Cyanotic : Kanda oksijen eksikliği nedeniyle oluşan cilt morarması olan (tıp veya medikal terimi). Siyanotik. Siyanoza ait olan.

Melanotic : Melaninin varlığıyla belirgin, melanozise ait olan. Melanotik.

Ocular melanotic tumors : Göz veya eklenti bezlerinde melanositlerden köken alan tümörler. Gözün melanotik tümörleri.

Panotitis : Kulağın tümüyle yangılanması. Panotit. Panotitis.

Another : Bir başkası. İkinci bir. Diğeri. Başka birisi. Başka (bir). Bir. Bambaşka. Farklı. Öbürü. Başka.

Another beer please : Bir tane daha bira lütfen.

Another one : Başkası. Bir diğeri.

Another thing : Başka bir şey.

Another place : Başka yer. Başka bir yere.

İngilizce Anotia Türkçe anlamı, Anotia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anotia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

 

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Erythroblastosis fetalis : Anne kanı ile fetal kan arasında rh uyuşmazlığı nedeniyle yeni doğan çocukta ortaya çıkan patolojik durum. Eritroblastozis fetalis.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Favism : Fava fasülyesinin polenini solumanın sebep olduğu hastalık. Favizm. Fabizm.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

Anaemia : Anemi. Kan azlığı. Kansızlık.

Sickle cell anemia : Alyuvarda, beta zincirlerinde glutamik asit yerine valin amin asit bulunduran anormal hemoglobin tipi olan hemoglobin s bulunmasından kaynaklanan, düşük oksijen basınçlarında orak biçimini alan alyuvarın dolaşımda hemolize uğraması sonucu oluşan bir hemolitik anemi tipi. (tıp) anemi orak hücresi. Orak hücre anemisi. Kusurlu hemoglobin üretiminin neticesinde meydana gelen anemi ile karakterize kalıtsal hastalık (kırmızı kan hücrelerinin deforme olması, oksijen yetmezliği, ve dolaşım sistemi problemlerine sebep olan). Orak hücreli anemi. Orak gözeli kansızlık.

 

Macrocytic anemia : Makrositer anemi. İri alyuvarlı kansızlık. Alyuvarların normale göre çok daha büyük çapta veya hacimde olmalarıyla belirgin anemi.

Anotia synonyms : refractory anemia, sickle cell disease, macrocytic anaemia, drepanocytic anaemia, drepanocytic anemia, crescent cell anemia, crescent cell anaemia, blood disorder, microcytic anaemia, fanconi's anemia, fanconi's anaemia, blood disease, iron deficiency anaemia, congenital pancytopenia, ischaemia, hypoplastic anaemia, malignant anemia, hypochromic anaemia, malignant anaemia, haemolytic anaemia, aplastic anaemia, hyperchromic anaemia, refractory anaemia, a c syndrom, hypochromic anemia, microcytic anemia, abaxial, a amplitude mod, abdomen, pernicious anemia, sickle cell anaemia, abdominal fat necrosis, ischemia.

Anotia zıt anlamlı kelimeler, Anotia kelime anlamı

Pro : Orospu. Yandaş. Fahişe. Destekleyen fikir. Yanında. Taraftar. Lehinde. Profesyonel. Bir ölçek sınarının dile getirdiği tutuma katılan ya da olumlu yanıt veren kişi ya da bir sınarı onaylayan görüş, bk. karşı.

Oriented : Yönelik. Doğrultusunda olan. Konumlandırılmış. Yöneltimli. Yönlendirilmiş. Yönlü. Amaçlı. Yöneltilmiş.