Antecedental türkçesi Antecedental nedir

Antecedental ingilizcede ne demek, Antecedental nerede nasıl kullanılır?

Antecedent event : Önceki hadise. Evvelki vaka. Önceki olay.

Antecedent to : -den önce olan. -den önceki.

Antecedent valley : Bir dağ yükselirken, yatağını kazmakta olan bir akarsuyun, yükselme süresince ilkel doğrultudan sapmamaksızın, yükselmeye ayak uydurarak, yatağını derinleştirmesiyle oluşturduğu, dağı yaran boğaz biçimli koyak. Dağ-yaran vadi. Öncel yarma koyak.

Antecedent variable : Aralarında bağıntı olduğu gözlenen iki değişkenden, nedensel sıra düzeni içinde ötekinden önce gelen ya da bağımsız durumda olan değişken, bk. aracı değişken. Önceleyen değişken.

Antecedent : Öncül. Mazi. Evvelki. Yerine zamir gelen isim. Takaddüm eden. Önceki. Mukaddem. Sabık. Önce gelen. Evvel.

Antecede : -den önde olmak. Önünde gitmek. -den önce gelmek.

Antecedency : Öncelik.

Antecedently : Önceden. İlk olarak. Geçmişe dayalı olarak. Öncel olarak. Evvela.

Anteceded : -den önce gelmek. -den önde olmak. Önünde gitmek.

Antecedes : Önünde gitmek. -den önde olmak. -den önce gelmek.

İngilizce Antecedental Türkçe anlamı, Antecedental eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antecedental ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Relation : Olaylar ve nesneler arasında var olan karşılıklı bağlılık. Akraba. Bağlantı. Akrabalar. Anlatma. Birlikte oluşan ya da birlikte değişme gösteren olaylar arasında kavramsal olarak kurulan bağ. Bağıntı. Geçim. Ç.karşılıklı ilişki. Rabıta.

Excelled : Sivrilmek (argo terim). Üstün olmak. Üstün olmuş. Gölgede bırakmak. Baskın çıkmış. Geçmek.

Initial : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. İlk. İlksel. Birinin adı veya soyadının baş harfi. Parafe etmek. Baş. Baş harf. Paraf. Paraflamak.

Bygones : Mazi.

Crusted : Antika. Aşırı. Tortulu. Koyu. Kabuklu. Kabukla kaplanmış.

Ascendent : Egemen. Ekliptiğin yükselen noktası. Üstün. Yükselen. Etkin. Nüfuzlu.

Bygone : Eskide kalmış. Evveliyat. Mazi. Geçmişte kalan. Geçmiş şey.

Aforegoing : Önce gelen. Sözü geçen.

Background : Özgeçmiş. Arkabakım. Taban sayımı. Ardyöre. Geçmiş deneyimler. Artyetişim. Dip. Artalan. Bir sayaç algıcına, incelenen bir ışımetkin kaynak dışından gelen asalak ışınların yol açtığı saymalar. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Antecedental synonyms : ci devant, ascendant, chronics, anterior, father, forebear, foregone, old, cut and dried, foregoing, belated, early, ancient, archaistic, archaeo, sire, auld, pre, ancestor, foretime, progenitor, preceding, antecedent, backgrounds, during the previous, foremother, corny, cornier, primogenitor, root, ex, cause, former.

Antecedental zıt anlamlı kelimeler, Antecedental kelime anlamı

Descendant : Neslinden olan kişi. Oğul. Düşen şey. Döl. Birinin soyundan gelen kimse. Torun. İn soyundan gelen kimse. Neslinden olan. -in soyundan gelen kimse. Soyundan gelen kimse.

Subsequent : Müteakip. Sonraki. (belirli bir olayı) takip eden. Sonradan gelen. Sonradan ortaya çıkan. Daha sonraki. İzleyen. Sonra gelen.

Succeeding : İzleyen. Varisi olmak. Varisi olan. -den sonra gelen. Başarmak. Başarıya ulaşmak. Başarı. Sonra gelmek. Yerine geçmek. Takip eden.