Excelled türkçesi Excelled nedir

  • Sivrilmek (argo terim).
  • Geçmiş.
  • Baskın çıkmış.
  • Üstün olmuş.
  • Geçmek.
  • Üstün olmak.
  • Gölgede bırakmak.

Excelled ile ilgili cümleler

English: Ali excelled in his studies.
Turkish: Ali çalışmalarında sivrildi.

English: The athlete excelled in all kinds of sports.
Turkish: Atlet her türlü sporda yükseldi.

Excelled ingilizcede ne demek, Excelled nerede nasıl kullanılır?

Unexcelled : Eşsiz.

Excellence : İzzet. Mükemmellik. Üstün başarı. Üstünlük. Faikıyet. Fazilet. Seçkinlik. Nefaset. Artam. Üstün olunan şey.

Excellence award : Üstün başarı ödülü. Üstün performans veya yeteneğin kabul edilmesi veya bunun için verilen ödül.

Excellence scholarship : Üstün başarı bursu. Üstün başarı gösteren öğrencilere verilen parasal burs.

Excellences : İzzet. Üstün başarı. Seçkinlik. Mükemmellik. Nefaset. Üstünlük. Artam. Faikıyet. Üstün olunan şey. Fazilet.

Excellent memory : Kuvvetli hafıza. Fine memory. Mükemmel hafıza. Olanları hatırlamada dikkat çekici yetenek. Sağlıklı hafıza.

Par excellence : Mükemmel. Fevkalade.

Moral excellence : Ahlaki mükemmeliyet.

Has an excellent memory : İyi bir hafızaya sahip. Mükemmel bir hafızaya sahip. Olağanüstü hatırlama yeteneğine sahip.

Excellently : Mükemmelen. Fevkalade. Mükemmel bir şekilde. Son derece. Dikkat çekici bir şekilde. İstisnai olarak. Kusursuzca.

 

İngilizce Excelled Türkçe anlamı, Excelled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excelled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outshines : -den daha fazla parlamak. Öne çıkmak. Daha çok parlamak.

Better : Geliştirmek. Yakşırak. Islah etmek. İyileşmek. Daha iyi yapmak. Daha iyi. İyisimi. Düzeltmek. İlerletmek.

Background : Geri. Ardyöre. Artalan. Bir olgu ya da kavramı hazırlayan bağlam, koşul ya da durum. Dip. Geri plan. Zemin. Sosyal çevre. Taban sayımı.

Antecedental : Eski. Önceki.

Come to the front : Öne çıkmak. Göze çarpmak. Önde gelmek. Olağanüstü olmak.

Be over somebody : Üstünde olmak.

Fantabulous : Sıradışı. Mükemmel ötesi. Fantastik ve inanılmaz. İnanılmazın vehayalin ötesinde. Harikulade.

Eclipses : Tutulmasına neden olmak. Üstün çıkmak (birinden). Tutulma (güneş). Tutulmak. Sönmek. Geçici başarısızlık. Düşüş. Geçici karanlığa bürünme. Işığını karartmak.

Excels : Çok iyi olmak. Sivrilmek. Başarı göstermek. Excel. Cebinden çıkarmak.

Superior : Üstün kimse. Asil. Üstteki. Satırın üstüne basılmış. Daha kuvvetli. Üstün. Kibirli. Üst. Amir.

Excelled synonyms : abate, former, eclipsed, departing, cut across, splendid, get the better of, excel, euchred, eclipsing, case history, betters, be superior, eclipse, have the edge on somebody, foretimes, be mentioned, outshining, bests, bettering, be valid, blow over, have the edge over somebody, dwarf, foregone, bygone, outshined, be current, have the whip hand, surpass, besting, dwarfing, beats.

Excelled zıt anlamlı kelimeler, Excelled kelime anlamı

Inferior : Alt veya aşağı anlamında. İnferiyor. Bayağı. Alt, alt taraf. Ast olan kimse. Aşağı derecede olan kimse. Aşağı derecede olan şey. Aşağı. Ast. Ast rütbede.

Worst : En kötü. En kötü şekilde. Alt etmek. En fena. En kötü biçimde. Yenmek. Yün iplik. En kötüsü. En kötü şey.