Anticipatory türkçesi Anticipatory nedir
- Öngörmeli.
- Önceden yapılan.
- Nedensel olmayan.
- Beklentili.
- İleriyi de kapsayan.
- Önceden eylemli.
- İlerisi düşünülerek yapılan.
- İleriye yönelik.
Anticipatory ingilizcede ne demek, Anticipatory nerede nasıl kullanılır?
Anticipatory buffering : Beklentili tamponlama. Önceden yastık belleğe koyma. Önceden ara belleğe alma. Önceden ana belleğe alma. Beklentili tampon.
Anticipatory paging : Beklentisel sayfalama. Önceden sayfalama.
Anticipatory staging : Beklentili taşıma.
Anticipator : Öngören kimse. Umut eden kimse. İvmelendirici. Bekleyen kimse. Uman kimse.
Anticipators : Umut eden kimse. Uman kimse. Öngören kimse. Bekleyen kimse. İvmelendirici.
Anticipation : Önceden yapma. Önceden sezme. Bekleyiş. Sezme. Tahmin etme. Bekleni. Bir olay ya da durumun gerçekleşmesi konusunda beslenen güçlü beklenti. Umma. Beklenti. Önceden tahmin etme (bir şeyin olabileceğini).
Anticipated : Öngörülen. Umulan. Beklenile. Beklenilen. Tahmin edilen. Zihinde canlandırılmış.
Anticipation rate : Ödegin süresinden önce ödenmesinde ödek tutarından yapılan indirim. Ödek indirim oranı. İskonto haddi. Poliçenin vadesinden önce ödenmesi durumunda poliçe bedeline uygulanan ıskonto oranı. İskonto oranı.
Anticipate the future : Gelecekte olacak şeylere hazırlıklı olmak. Geleceği tahmin etmek. Geleceği öngörmek. Geleceği sabırsızlıkla bekmelek.
Anticipated breach : Beklenilen ihlal. Beklenen sözleşme ihlali. Bir anlaşmanın ihlali olacağını bilme durumu.
İngilizce Anticipatory Türkçe anlamı, Anticipatory eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Anticipatory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Forwards : İleri. İleriye. Öne. İleriye doğru. İleri doğru.
Prospective : Olası. Prospektif. Müstakbel. Beklenen. Umulan. Gelecekteki. Muhtemel. Niyetli. İleriye dönük.
Antecedent : Yerine zamir gelen isim. Takaddüm eden. Önce gelen. Öncül. Sabık. Evvelki. Evvel. Önceki. Mazi. Mukaddem.
Nonrational : Mantıklı olmayan. Mantıksal olmayan. Sezgisel. Makul olmayan.
Rewarding : Yapmaya değer. Karlı. Ümit verici. Değerli. Tatminkar. Ödüllendirici. Ödüllendirme. Taltif. Faydalı.
Frontward : Cepheye doğru. İleri yöne veya öne doğru. Öne doğru. İleriye doğru.
Prevenient : Öngörülen.
Frontwards : İleriye doğru. Öne doğru. Cepheye doğru. İleri yöne veya öne doğru.
Forehand : Baş mevki. Sağ vuruşla yapılan. Teniste el-önü vuruş. Sağ vuruş. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Oyuncunun sağına gelen topa el içi dışa dönük durumda yaptığı vuruş. [solak oyuncunun soluna gelen topa yaptığı vuruş]. Atın boynu ve omuzları. Oyuncunun sağına gelen topa yaptığı vuruş [solak oyuncunun soluna gelen topa yaptığı vuruş]. Topa elin iç tarafı ile yapılan vuruş.
Noncausal : Nedeni olmayan. Etki üretmeyen. Sebep teşkil etmeyen. Sebep veya mantık belirtmeyen (gramer).
Anticipatory synonyms : forward, noncausative.
Anticipatory zıt anlamlı kelimeler, Anticipatory kelime anlamı
Subsequent : (belirli bir olayı) takip eden. Sonra gelen. İzleyen. Daha sonraki. Müteakip. Sonraki. Sonradan gelen. Sonradan ortaya çıkan.
Anticipatory ingilizce tanımı, definition of Anticipatory
Anticipatory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Forecasting. Of the nature of anticipation.

Bu kısımda Anticipatory kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Anticipatory ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Anticipatory anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Anticipatory ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.