Prevenient türkçesi Prevenient nedir

  • Öngörülen.

Prevenient ingilizcede ne demek, Prevenient nerede nasıl kullanılır?

Prevent : Menetmek. Engellemek. Önlemek. Yol göstermek. Kösteklemek. Önüne geçmek. Alıkoymak. Mani olmak. Engel oluşturmak. Önden gitmek.

Prevent changes : Değişiklikleri engelle.

Prevent of publication : Kamu yararı bakımından ya da başka nedenlerle yayımın yasaklanması, durdurulması. Yayımın yasaklanması.

Prevent the development of industry : Yapımın gelişmesini önlemek. Bulgu belgelerinin yarattığı tekel yüzünden, yapımın gelişmesini önlemek.

Preventability : Önlenebilirlik.

Preventative : Engelleyici. Önleyici (hastalığın ilerlemesi vb). Bkz.preventive.

Prevention area : Önleme bölgesi. Gecekondu yapımını önlemek amacıyla, konutsuz yurttaşlara verilmek üzere, kent yönetimince konut yapımına elverişli duruma getirilen kent topraklarının bulunduğu kent kesimi.

Prevention : Önlem. Önleme. Prevensiyon. Korunma. Engel olma. Önüne geçme. Engelleme. Önlem, herhangi bir şeyin oluşma sıklığını önleme. Koruma.

Preventive : Önleyici şey. Koruyucu. Men eden. Önleyici tedbir. Önleyici ilaç. Önlem. Engel olan. Engelleyici. Karşılayıcı. Önleyici.

Preventing : Önüne geçmek. Önlemek. Engel olmak. Önden gitmek. Engelleyen. Önleyen. Yol göstermek. Menetmek.

 

İngilizce Prevenient Türkçe anlamı, Prevenient eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prevenient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antecedent : Mukaddem. Evvel. Yerine zamir gelen isim. Önceki. Takaddüm eden. Sabık. Önce gelen. Öncül. Mazi. Önerti.

Expected : Ümit edilen. Dört gözle beklenen. Melhuz. Umulan. Beklenen. Beklenilen.

Envisaged : Tahmin edilen. Öngörülmüş. Tasarlanan. Kafasında canlandırmak. Tahmin edilmiş. Göze almak. Önceden düşünmek.

Anticipated : Zihinde canlandırılmış. Umulan. Beklenilen. Beklenile. Tahmin edilen.

Foreseen : Ön görülmüş. Önceden görülmüş. Önceden haber verilmiş. Tahmin edilmiş. Önceden söylenmiş.

Anticipatory : İleriyi de kapsayan. Öngörmeli. Nedensel olmayan. İlerisi düşünülerek yapılan. Beklentili. Önceden eylemli. İleriye yönelik. Önceden yapılan.

De rigueur : Zorunlu. Görgü gereği.

Stipulated : Şart koşulmuş. Koşul olarak koymak. Taahhüt etmek. Şart koymak. Şartları belirlemek. Garanti etmek. Şart koşmak.

Projected : Yansıtmak. Projesini hazırlamak. Planlamak. Tasarlanmış. Hedeflenen. Planlanmış. Çıkık olmak. Atmak. Çıkıntı oluşturmak. Tahmini.

Prevenient zıt anlamlı kelimeler, Prevenient kelime anlamı

Subsequent : Sonradan gelen. Müteakip. Sonra gelen. Sonradan ortaya çıkan. İzleyen. Sonraki. (belirli bir olayı) takip eden. Daha sonraki.

Prevenient ingilizce tanımı, definition of Prevenient

Prevenient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Going before. Preceding. Hence, preventive.