Prevent türkçesi Prevent nedir

Prevent ile ilgili cümleler

English: Ali tried to prevent Mary from joining the army.
Turkish: Ali Mary'nin orduya katılmasını engellemeye çalıştı.

English: Ali couldn't have done anything to prevent the accident.
Turkish: Ali kazayı önlemek için bir şey yapmış olamazdı.

English: Ali had to prevent the war from breaking out.
Turkish: Ali savaşın çıkmasını önlemek zorundaydı.

English: Ali couldn't prevent it.
Turkish: Ali ona engel olamadı.

English: Ali tried to prevent Mary from going to the police.
Turkish: Ali Mary'nin polise gitmesini engellemeye çalıştı.

Prevent ingilizcede ne demek, Prevent nerede nasıl kullanılır?

Prevent changes : Değişiklikleri engelle.

Prevent of publication : Kamu yararı bakımından ya da başka nedenlerle yayımın yasaklanması, durdurulması. Yayımın yasaklanması.

Prevent the development of industry : Bulgu belgelerinin yarattığı tekel yüzünden, yapımın gelişmesini önlemek. Yapımın gelişmesini önlemek.

Preventability : Önlenebilirlik.

Preventable : Önlenebilir. Önüne geçilebilir.

Preventer : Engelleyici. Önleyici.

Prevented : Önüne geçmek. Önlemek. Menetmek. Yol göstermek. Önlenen. Önden gitmek. Engel olmak. Önlenmiş.

 

Preventing : Menetmek. Önden gitmek. Engelleyen. Önlemek. Yol göstermek. Önleyen. Engel olmak. Önüne geçmek.

Prevention area : Gecekondu yapımını önlemek amacıyla, konutsuz yurttaşlara verilmek üzere, kent yönetimince konut yapımına elverişli duruma getirilen kent topraklarının bulunduğu kent kesimi. Önleme bölgesi.

Prevention : Korunma. Engel olma. Önüne geçme. Engelleme. Menetme. Önleme. Prevensiyon. Engel. Önlem, herhangi bir şeyin oluşma sıklığını önleme.

İngilizce Prevent Türkçe anlamı, Prevent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prevent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foil : Varak. İtmek. Folyo ile sarmak. Meç. Kıyas edilen örnek. Bozmak. Sır (ayna). Başarmasına engel olmak.

Obviating : Halletmek. İzale etmek. Çare bulmak. Gereksiz kılmak. Bertaraf etmek. Karşılamamak. Gidermek. Yetmemek.

Circumvent : Yenmek. Yan çizmek. Tuzağa düşürmek. Kurtulmak. Alt etmek. Bozmak. Tekerine çomak sokmak. Çevresini sarmak. Üstün gelmek.

Thwart : Bozmak. Karşı gelmek. Engel teşkil etmek. Karşı çıkmak. Yaptırmamak.

Balk : Anlaşmaya yanaşmamak. Kaçınmak. Duraksamak. Önünü kesmek. Sıkma. Kütük. Bir engel karşısında duraklamak. İnat etmek.

Bind : Tutmak. Yasa gücü ile zorunlu kılmak. Sarmak. Biraraya getirmek. Tutturmak. Yarayı sarmak. Takyit etmek. Yan çapraz. Donmak (beton).

Instruct : Okutmak. Bilgi vermek. Bilgilendirmek. Emir vermek. Öğretmek. Görevlendirmek. Direktif vermek. Emretmek. Talimat vermek.

Avoids : Sakınmak. Uzak durmak. Kaçınmak. Korunmak. Savuşturmak. İptal etmek.

 

Hamper : Kapaklı sepet. Güçleştirmek. Yokuş yapmak. At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer. Travay. Köstek olmak. Aksatmak.

Prevent synonyms : forefend, make unnecessary, rain out, stymy, guide, counter to, cripple, estops, cumber, precluded, hobble, preclude, circumvented, direct, averting, ban, outriding, embarrass, constrains, clogged, forfend, averts, deflect, throw a spanner in the works, ward off, checks, bar, keep away, abducting, forbid, shut out, hamstrings, forestall.

Prevent zıt anlamlı kelimeler, Prevent kelime anlamı

Attack : Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Hücum. Hücum etmek. Taarruz etmek. Girişmek. Vurmak. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Yakalanmak. Uğraşmak. Eleştirmek.

Let : Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Yenile. Koyvermek. Kiraya vermek. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Yenilen. İhale etmek. İzin vermek. Ses çıkarmamak. Müsaade etmek.

Admit : Almak. Olanak tanımak. İçeriye bırakmak. İçeri almak. İçeriye almak. İtiraf etmek. Kabul etmek. İzin vermek. Teslim etmek. Meydan vermek.

Prevent ingilizce tanımı, definition of Prevent

Prevent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To direct. To come before the usual time. To precede. To go before. Hence, to go before as a guide.