Anytime soon türkçesi Anytime soon nedir

  • Çok yakın zamanda.
  • Çok yakında.
  • Çok yakın gelecekte.
  • Yakın zamanda.

Anytime soon ile ilgili cümleler

English: I'm not going to get married anytime soon.
Turkish: Yakında herhangi bir zamanda evlenmeyeceğim.

English: I'm not sure that's going to happen anytime soon.
Turkish: Onun yakında herhangi bir zamanda olacağından emin değilim.

English: Are you going back to Boston anytime soon?
Turkish: Yakın zamanda Boston'a geri gidecek misin?

English: I don't expect that to happen anytime soon.
Turkish: Bunun yakında herhangi bir zamanda olmasını beklemiyorum.

English: It's unlikely that Tom will get out of prison anytime soon.
Turkish: Tom'un yakın zamanda hapishaneden çıkacağı olası değil.

Anytime soon ingilizcede ne demek, Anytime soon nerede nasıl kullanılır?

Anytime : Her ne zaman de. Her ne zaman. Her zaman. Ne zaman – ise. Herhangi bir zaman.

Soon : Az sonra. Seve seve. Bugün yarın. Kısa süre içinde. Tercihan. Çabuk. Çok geçmeden. Erkenden. Kısa bir süre içinde. Çoka varmaz.

Anytime between : Bu tarihler arasında.

All too soon : Zamansız. Çok erken. Peki. Pek erken. Çek erken.

Bassoon : Fagot. Ağızla çalınan çalgı.

Be back soon : Bbs (internet sohbet argosu). Hemen geri geleceğim. Yakında geri döneceğim.

İngilizce Anytime soon Türkçe anlamı, Anytime soon eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Anytime soon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In the short run : Yakın gelecekte. Kısa vadede.

Any day now : Yakın bir zamanda. Önümüzdeki birkaç gün içinde. Bugün yarın.

In the near future : Yakında. Gelecek zamanda. Yakın gelecekte.

Of late : Biraz evvel. Son zamanlarda. Son günlerde. Yakında. Geçmiş. Son zamanda.

Lateen : Üçgen biçiminde bir yelken. Üçgen yelken.

Most recently : En son. Yakın geçmişte.

More recently : Çok yakın geçmişte.

Newly : Yeni olarak. Geçenlerde. Yenice. Yeni. Yakın zamanlarda. Yeni bir biçimde. Henüz. Yakınlarda. Yeni yeni.

Near at hand : Yanında. Yakın. Yakında. Elinin altında. El altında. Hazır. O yakınlarda.

Imminently : Yakında. Eli kulağında bir şekilde.