Apex türkçesi Apex nedir

  • Açı tepesi.
  • Şahika.
  • Zirve.
  • Doruk çizgilerinin en yüksek noktası.
  • Günerek.
  • Biyoloji, uzay, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • .
  • Yücelim noktası.
  • En yüksek çekit.
  • Viraj ortası.
  • Tepe.
  • En üst nokta.
  • Apeks.
  • Uç, tepe, zirve, en son nokta.
  • Herhangi bir yapının tepe bölgesi.
  • Uzayda güneş dizgesinin, yıldızlara göre yaptığı devinmenin ereği.
  • Doruk.
  • Kıvrım doruğu.

Apex ingilizcede ne demek, Apex nerede nasıl kullanılır?

Apex angle : Tepe açısı.

Apex ceci : Kör bağırsağın, atgillerde ön yana, diğer türlerde arka alta yönelik olan kör ucu. Apeks seki.

Apex cordis : Yürek ucu, yüreğin sivri olan alt ucu. Apeks kordis.

Apex cunei : Pulvinus ungulae'nin crus cunei laterale et mediale'sinin önde birleşmesiyle oluşan sivrilik. Apeks kunei.

Apex cuspidis : Apeks kuspidis. Corona dentis'in tuberkulumlarının sivri uç kısmı.

Apex pulmonis : Akciğerlerin apertura thoracis cranialis'e yönelmiş olan sivri ucu. Apeks pulmonis.

Apex partis petrosae : Piramit kemiğinin ön ve mediyale yönelik sivri kısmı. Apeks partis petroza.

Apex nasi : Burun ucu. Apeks nazi.

Apex patellae : Apeks patella. Diz kapağı kemiğinin ventrale yönelmiş sivri ucu.

Apex of fold : Kıvrım doruğu.

İngilizce Apex Türkçe anlamı, Apex eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apex ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Extremity : Ekstremite. Aşırı derece. Son derece. Son. Uç kısımlar, canlılarda segmentlere bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Had. Hudut. Etraf ya da uç parçaları. omurgasız hayvanlarda bölütlere (segment) bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları.

Domes : Büyük ve güzel ev. Kubbe. Tepe zirvesi. Kapak (kitap). Kümbet. Kapak kitap. Dosya kapağı. Dom. Konak.

Crests : Sorguç. Sorguç biçiminde yapmak. Kret. Arma. Krista. Başlık. Dağ sırtı. Üstten aşmak. (kuşlarda) sorguç.

Climaxed : Doruk noktası. Doruğa ulaşmak. Zirveye ulaşmak. Orgasm olmak. En yüksek dereceye varmak. Dönüm noktası. Orgazma ulaşmak. Doruğa ulaştırmak. Giderek artmak.

Edge : Yan yan gitmek. Köşe. Ağız. Film kuşağının iki yanı. İlerletmek. Yavaş yavaş ilerletmek. Keskin kenar. Kıyı. Kenarına bordür yapmak.

Cusp : Sivri çıkıntı. Sivri uçlu. Dilim. Dönüm noktası. Birleşme noktası. Sivri uç. Kıyı çıkıntısı.

Coronas : Sıçan oluğu. Ayla. Uzun puro. Taç şeklinde yapı. Ağıl. Belirli hava şartlarında güneşin veya ayın etrafında beliren ışık çemberi. Taç. Damlık. Hale.

Pinnacle : Tepe nokta. Sivri tepeli kule. Cihannüma. Bina üzerindeki sivri tepeli kule. Kule. Pinakolo.

Celestial sphere : Gök kubbesi. Gök kubbe. Gök küre. Gökküresi. Göksel küre. Gökkubbe.

Collis : Kollis.

Apex synonyms : roof peak, solar apex, apex of the sun's way, celestial point, cusps, acros, firmament, orest maximum, ending, crest, apical, brow, empyrean, vertex, barbing, extremum, eminences, culmination, fells, summits, apices, crown, apogees, ends, height, corona, extreme point, ben, bit, endpiece, climaxes, culminations, apex of fold.

 

Apex zıt anlamlı kelimeler, Apex kelime anlamı

Antapex : Karşı günerek. Güneş dizgesinin, uzayda, yakın yıldızlara göre yaptığı devinmede dizgenin gittiği ereğin bakışığı olan karşı yandaki nokta.

Apex ingilizce tanımı, definition of Apex

Apex kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The apex, or tip, of a leaf. The tip, top, point, or angular summit of anything. As, the apex of a mountain, spire, or cone.