Apomixis türkçesi Apomixis nedir

  • Apomiksis.
  • Eşeysiz olarak üreme.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Apomiksi.
  • Döllenme olmadan üreme.
  • Bitkilerde partogeneze benzeyen döllenme olmaksızın üreme tipi.

Apomixis ingilizcede ne demek, Apomixis nerede nasıl kullanılır?

Apomixia : Bitkilerde partogeneze benzeyen döllenme olmaksızın üreme tipi. Apomiksi.

Apomict : Eşeysiz olarak yaratılmış olan organizma. Apomikt.

Apomictic : Apomiktik. Eşeysiz üreme ile ilgili.

Apomictically : Apomiktik olarak. Eşeysiz üreme yoluyla.

Apomorphine : Morfinin yoğun sülfürik asitle kaynatılması ve molekülündeki oksijen köprüsünün yıkılması sonucu oluşan ve beyindeki kusma merkezini uyararak kusmaya neden olduğundan klinikte kusturucu olarak kullanılan kimyasal bir bileşik. Apomorfin. Morfinden türeyen kimyasal bileşik. Kusturucu ilaç.

İngilizce Apomixis Türkçe anlamı, Apomixis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apomixis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

 

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Agamogenesis : Agamogenez. Eşeysiz üreme. Eşeysiz çoğalma (biyoloji terimi).

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Asexual reproduction : Eşeysiz üreme. Aseksüel üreme. Eşey hücreleri meydana gelmeksizin tomurcuklanmayla, sporla, somatik bölünmeyle oluşan vejetatif üreme, agametogenez, agamik, agamogenez, agamogoni, aseksüel üreme. Eşey üreme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eşey hücreleri meydana getirmeksizin bölünme; tomurcuklanmayla, sporla, somatik bölünmeyle ya da vejetatif üreme. aseksüel üreme.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Apomixis synonyms : parthenocarpy, parthenogeny, apomixia, a chromosome, aardvark, abambulacral area, acacia, apogamy, abacus bodies, abiotic factor, abiotic environment, abramis zone, abductor muscle, parthenogenesis.