Apostatise türkçesi Apostatise nedir

  • Dinden dönmek.
  • Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından).
  • İlkelerine sadakatsiz olmak (ayrıca apostatize).
  • Dininden vazgeçmek.
  • Ayrılmak.

Apostatise ingilizcede ne demek, Apostatise nerede nasıl kullanılır?

Apostatize : Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dininden dönmek. Dinden dönmek. İnançlarından vazgeçmek. Ayrılmak. Dönmek (din).

Apostatized : Dinden dönmek. Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dönmek (din). Ayrılmak.

Apostatizes : Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dinden dönmek. Ayrılmak. Dönmek (din).

Apostatizing : Dönmek (din). Dinden dönmek. Ayrılmak. Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından).

Apostate : İnanç değiştiren kimse. Dininden dönmüş kimse. Dininden dönmüş. Din değiştiren. Dönek. Dönen kimse (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Din değiştiren kimse. Mürtet.

Apostates : Dininden dönmüş kimse. Dönek. Dönen kimse (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Mürtet. Din değiştiren kimse. Dininden dönmüş.

Apostasy : Dönme (inancından). İnançlarından dönme. Dönme (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Parti değistirme. Dininden dönme. Din değiştirme. Din değistirme. Dinden dönme. Parti değiştirme. Döneklik.

 

Apostasies : Döneklik. Dönme (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dininden dönme. Dinden dönme. İrtidad. Parti değistirme. Din değiştirme. Din değistirme. İnançlarından dönme. Dönme (inancından).

Apostasis : Apostaz.

İngilizce Apostatise Türkçe anlamı, Apostatise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apostatise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tergiversate : Kaçamaklı konuşmak. Lafı dolandırmak. Parti değiştirmek. Din değiştirmek.

Break with : İlişkisini kesmek. Tüm ilişkiyi kopartmak. Bağlantıyı koparmak. Tümüyle kopmak. İle bağını koparmak. Selamı sabahı kesmek. -den ayrılmak. İlgisini kesmek. İlişkiyi kesmek. Köprüleri atmak.

Disown : Tanımamak. Yadsımak. Kabul etmemek. İnkar etmek. Evlatlıktan reddetmek. Sahip olduğunu reddetmek. Sahip çıkmamak. Reddetmek.

Breaking up : Sevgililerin ayrılması olayı. (çiftlerin) ayrılması. Parçalayan. Ayrılma (sevgiliden). Ayrılma. Dağılma. İlişkiyi bitirme.

Apostatize : Dönmek (din). Dininden dönmek. İnançlarından vazgeçmek.

Abscond from : Kaçmak. Sessizce sıvışmak.

Be through : Arkadaşlığı bozmak. Bir ilişkinin sonuna gelmek. Bozuşmak. Beraberliği bitirmek. İşe yaramaz olmak. Bitirmek.

Bow out of : Çekilmek. Bırakmak.

Renounce : Terk etmek. Bırakmak. Tanımamak. Vazgeçmek (bir iddiadan). Feragat etmek (bir haktan). Başka renk kağıt oynamak. Reddetmek. Feragat etmek. Vazgeçmek. Vazgeçmek (bir imtiyazdan).

Break up : Dağılmak. Bitirmek. Ufalamak. Parçalanmak. İlişkiyi kesmek. Eğlendirmek. Üzmek. Bozulmak (nişan). Tatile girmek.

Apostatise synonyms : apostatizes, be through with, absent oneself from, repudiate, apostatized, apostatizing, be separated, break away, be off.