Apses türkçesi Apses nedir
- Yarım kubbe (bina).
- Absida.
- Yarım kubbe.
- Apsis.
- Apsit.
- Apse.
Apses ingilizcede ne demek, Apses nerede nasıl kullanılır?
Collapses : Portatif olmak. Ciğerlerine hava gitmemek. Suya düşmek. Güçten düşmek. Yıkılmak. Çökertmek. Cesaretini yitirmek. Çökmek. Çöküntü. Bozulmak.
Elapses : Geçmek. Geçmek (zaman). Zamanın geçmesi. Zaman geçmek. Koymak. Akmak. Geçen zaman. Vaktin geçmesi. (zaman) geçmek. Akıp gitmek.
Lapses : Akıp gitmek. Düşmek. Sapmak. Dolmak. Kaymak. Bitmek. Zaman geçmek. Kaçmak. Bir süre için inanç ve prensiplerinden vazgeçmek. Zaman aşımına uğramak.
Prolapses : Sarkmak. Kaymak. Yerinden oynamak.
Rectal prolapses : Rektum prolapsusu. Rektum mukozasının veya tüm katmanlarının anüsten dışarı çıkması, prolapsus rekti, hlk. sofra çıkması.
Relapses : Kötüyü gitmek. Yeniden eski haline dönmek. Kötü yola sapmak. Tekrar kötüleşmek. Tekrarlamak. Durumu kötüye gitmek. Depreşmek. Yeniden sapmak. Nüksetmek. Yeniden suç işlemek.
Automatic lapse of patents : Bulgu belgelerinin, yasalarda belirtilen sürenin geçmesiyle kamu malı olması. Bulgu belgelerinin kendiliğinden kamu malı olması.
Synapses : Sinaps. Sinir kavşağı.
Adiabatic lapse rate : Yüksekliğin artması ile bağlantılı olarak ısıdaki düşme oranı. Adiyabitik sapma oranı. Adiyabatik sapma oranı. Adiyabatik sıcaklık düşüş oranı. Adiyabatik gecikme oranı.
Cardiovascular collapse : Kardiyovasküler kollaps. Kardiyovasküler kolaps. Şok.
İngilizce Apses Türkçe anlamı, Apses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Apses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Co ordinate : Eşgüdüm sağlamak. Koordine. Alıştırmak. Tanzim etmek. Koordinat. Eşit. Düzenli. Düzeltmek. Birbirine göre ayarlamak.
Apsides : Gezegenin yerçekimi merkezine en uzak ve yakın noktaları. Hilal şeklindeki kanal. Merkeze en uzak ve en yakın olan yörünge noktaları (astronomi). Elips tepeleri.
Recess : Ara verme. Paydos. Girinti yapmak. Yerleştirmek. Tatil. Tatil yapmak. Tatil olmak. Paydos etmek. Girinti. Duvarda girinti.
Niche : Heykel veya benzeri için oyuk. Oyuğa koymak. Niş. Mevki. Uygun yere koymak. Uygun bir yere yerleştirmek. Bir organizmanın yaşam sahası ve görevi. Duvardaki hücre. Oyuk. Uygun yer.
Gathering : Cerahat. Topluluk. Çıban. Kalabalık. Toplama. Toplantı. Meclis. Yabanıl meyveleri, ot tohumlarını, kökleri, yumru köklü bitkileri, küçük hayvanları, deniz kabuklarını, böcekleri, yabanıl balları, ağaçların öz sularını vb. toplamaya dayanan; genellikle avcılıkla birlikte yapılan, fakat avcılıktan daha basit bir tekniği gerektiren, insanlığın en eski besin elde etme yolu. Toplanma. Şiş.
X axis : X koordinatı. Yatay eksen. X ekseni.
Abscessing : Enfeksiyon boyutu eksik. Abse. İltahaplı dokuda irin birikmesi süreci. İltahaplı dokuda toplanan irin. Çıban. Yanı.
Tribune : Piskopos tahtı. Platform. Kansas eyaletinde şehir. Yüksek rütbeli subay (roma). Roma imparatorluğunda yüksek rütbeli subay. Halkın koruyucusu lider. Kürsü. Tribün.
Apses synonyms : church building, abscissae, apse, gatherings, church, abscissa, concha, abscissas, abscesses, apsis, abscess.

Bu kısımda Apses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Apses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Apses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Apses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.