Arhalıh nedir, Arhalıh ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hamal semeri, sırta yük alınacağı zaman konulan çul, çuval, keçe parçası, altlık.

[Bakınız: argalaç].

Dize kadar inen, kollu, önü ucuca bitişen dik ve kapalı yakalı hırka.

Arhalıh anlamı, tanımı

Arha : Arka. Koruyucu. Yük. Sırt; sırtta taşınabilecek şekilde hazırlanmış ot, odun yükü. Eski türkçe arka: arka, sırt; destek; kayırıcı. bk. ayrıca torpel. Arka, geri. Arka taraf, arka cihet. Peş, art sıra. Arka.arhun

Arhalı : Yardım edeni, güvenilir kimsesi olan. Yüklü.

Hamal semeri : Arkalık.

Argalaç : Hamal semeri, sırta yük alınacağı zaman konulan çul, çuval, keçe parçası, altlık. Hayvan semerinin altına konulan çul veya keçe parçası.

Yakalı : Herhangi bir biçimde yakası olan. Boynu üzerinde manto yakasına benzeyen tüyleri bulunan bir tür güvercin.

Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.

Argala : Yük, engel, baş belâsı.

Altlık : Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.

 

Kollu : Kolu olan. Herhangi bir biçimde kolu olan.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Semer : At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç. Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık. Yukaç.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Bitiş : Bitme işi. Bir müzik parçasının son bölümü, final.

Altlı : Altı olan.

Hırka : Genellikle soğuktan korunmak için giyilen, kumaştan, bazen içi pamukla beslenmiş, ceket biçiminde, önden açık, kollu üst giysisi. Genellikle soğuktan korunmak için giyilen, kumaştan, bazen içi pamukla beslenmiş, ceket biçiminde giysi. Dervişlerin giydikleri üst giysisi.

 

Çuval : Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.

Hamal : Taşıyıcı.

Arga : Dağın kuz tarafı.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Diğer dillerde Argus tavusu anlamı nedir?

İngilizce'de Argus tavusu ne demek ? : argus pheasant