Semer nedir, Semer ne demek
Semer; kökeni rumca dilinden gelmektedir.
- At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç.
- Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık

- Yukaç.
"Semer" ile ilgili cümleler
- "Semere asılı bir sepeti çözüp ağacın uygun bir dalına astı." - N. Cumalı
Yerel Türkçe anlamı:
Semer; toprak damların çevresi. || semerin başında oynamak: çok canbaz olmak || semerin çillerini gemirmek: çok aç kalmış olmak
Yağmur sularının duvara akmamasını sağlamak için damın çevresine tuğladan ya da küçük taşlardan yapılmış olan yükseklikler.
Toprak damlarda saçak yerinde olan çevre
Duvarın üstüne yapılmış olan eğik sırt.
Düğün evinde sıralanarak oturuş.
Biyoloji'deki anlamı:
Bazı solucanların, eşeysel olgunlaşma zamanı şişkinleşen ve özel bir salgı salgılayan bezleri kapsayan vücut bölgesi. Klitellum.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Eşeğin sırtına yerleştirilen insan ya da yük taşıma aracı. (Taşpınar *Aksaray -Niğde)
Hamalların yük taşıma sırasında, yük ile sırtları arasına koydukları içi saman dolu yastık. (-Kütahya)
Zooloji alanındaki anlamı:
(karşılık: klitellum), (Lat. clitella = semer)Bazı kurtların eşeysel olgunlaşma zamanı şişkinleşen ve özel bir salgı salan bezleri kapsayan vücut bölgesi.
İngilizce'de Semer ne demek? Semer ingilizcesi nedir?:
clitellum, anticline
Fransızca'da Semer ne demek?:
selle, clitellum
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Ankara kenti, Güvem nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Semer hakkında bilgiler
En yaygın anlamıyla, yük ve binek hayvanı olarak kullanılan at, eşek ve katır gibi hayvanların taşıyacakları yükün hayvanın sırtına zarar vermemesi için ağaç iskelet üzerine deri ile keçe arası kamış otları ile doldurulup sarılarak dikilen semer çok özen isteyen bir sanat dalıdır. Dengesiz yapılmış bir semer hayvanın sırtının yaralanmasına neden olur. Çok eskiden beridir süregelen bir ata yadigari meslektir. Günümüzde birçok şehirde yalnızca birkaç semerci ustası kalmıştır.Semercilik Beypazarı'nda sadece bir tane semer ustası tarafından yapılmaktadır. En genç semerci üstaları ne yazık ki, 60 yaş ve üzeridir.Semercilik de tıpkı tarakçılık, kaşıkçılık gibi unutulmaya yüz tutmuş, artık çırak alamayan meslekler halini almıştır.
Semer ile ilgili Cümleler
- Semerkand'a gitmek istemiyorum.
- O, Semerkand'da yaşıyor.
- Eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir.
- Düşük petrol fiyatlarının semeresini kim toplayacak?
- Semerkand'a gitmek istiyorum.
- Eşeğe altından semer vursan, yine eşektir.
- Boşan da semerini ye.
- Boşanda semerini ye.
Semer kısaca anlamı, tanımı:
Eşek : Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.
Katır : Atgillerden, kısrak ile erkek eşeğin çiftleşmesinden doğan melez hayvan. Kaba, bayağı, görgüsüz (kimse).
Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık.
Sırt : Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı. İnsanın üstü.
İskelet : Çok zayıf. İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Bir eserin genel planı.
Ağaç : Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Tahta, kereste.
Deri : Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Toplantı, düğün.
Semer vurmak : Semer sırtı yaralamak. semeri, yük hayvanının sırtına koyup bağlamak, semerlemek.
Semeri devirmek : Eşek gibi kabaca yatmak.
Hamal semeri : Arkalık.
Seme : Sersem, ahmak, alık.
Semerci : Semer yapan veya satan kimse.
Semercilik : Semercinin işi.
Semere : İstenilen sonuç, verim. Yemiş, meyve, ürün.
Semereli : Verimli.
Semeresini vermek : Bir şey istenilen verimi, sonucu vermek.
Semeresiz : Sonuçsuz.
Semerleme : Semerlemek işi.
Semerlemek : Semer vurmak.
Semerlenme : Semerlenmek işi.
Semerlenmek : Semerleme işi yapılmak, semer vurulmak.
Semerli : Semeri olan (yük hayvanı).
Semersiz : Semeri olmayan (yük hayvanı).
Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir : "insanlık değerinden yoksun kişi, kılık kıyafetle, makam ve mevkiyle değer kazanmaz" anlamında kullanılan bir söz.
Eşeğe gücü yetmeyip semerini dövmek : Güçlü birine kızıp da ondan alamadığı hıncını çevresindekilerden çıkarmak.
Eyere de gelir semere de : "her işe yarar, her türlü işi görebilir" anlamında kullanılan bir söz.
Hamala semeri yük olmaz : "insana kendi işi ağır gelmez" anlamında kullanılan bir söz.
Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Taşıt. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.
Hamal : Taşıyıcı.
Arkalık : Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç. Sırt dayamaya yarayan yer.
Yukaç : Yer katmanları kıvrımlarının tümsek bölümü, semer, ineç karşıtı.
Yaygın : Sınırı genişlemiş. Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.
Binek : Binmeye yarayan otomobil, at vb. Binmeye yarayan.
Yükün : İyon.
Semer devirme : Bir yeniçerinin, bir ocak odasından öbürüne geçmesi.
Semer vurması : hlk. Cidago fistülü.
Semerağacı : Semerin iskeletini oluşturan iki eğri ağaç. (*Güdül -Ankara)
Semerciler : Bolu şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Semere gelmek : Hayvan, semer vurulup yük taşıyacak duruma gelmek. Ağır ve kaba işler yapacak dayanıklılığa gelmek : Eyere de gelir semere de.
Semergand : Semerkand
Semeripi : Semerin arkasına süs yapmakta kullanılan renkli ip. (*Güdül -Ankara)
Semerkaşı : Bir çeşit kilim.
Semerletme : Semerletmek işi.
Semerletmek : Semer taktırmak.
Diğer dillerde Semer anlamı nedir?
İngilizce'de Semer ne demek? : v. sow; intersperse, scatter; spread; lose, miss
n. packsaddle, saddle, pack
Fransızca'da Semer : bât [le]
Almanca'da Semer : Tragsattel; Rückenschurz
Rusça'da Semer : n. седло (N), плод (M), вечеринка (F)

Bu kısımda Semer nedir? Semer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Semer tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Semer hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.