Seme nedir, Seme ne demek

Seme; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

Sersemlik: Uyku semesi.

Aptal, sersem, budala.

Şaşkın (kimse)

Güçlü: Ben dün çok seme çektim.

Tembel.

Sessiz, aptal

Aptal, budala.

Beceriksiz.

Diğer sözlük anlamları:

Şaşkın, sersemleşmiş, sersem, ahmak.

Fransızca'da Seme ne demek?:

imbécile, crétin

Seme anlamı, tanımı:

Seme tavuk : Ahmak kimse.

Uyku semesi : Uyku sersemi.

Semeleşme : Semeleşmek durumu.

Semeleşmek : Seme duruma gelmek.

Semen : Semizlik. Satım sözleşmesinde alıcının borcu.

Semen peyda etmek : Şişmanlamak.

Semender : Ateşte yanmadığına hatta ateşi söndürdüğüne inanılan efsanevi hayvan. Semendergillerden, uzun gövdeli, dört bacaklı, kuyruklu, kertenkeleye benzeyen, birçok türü bulunan bir hayvan, salamandra (Salamandra).

Semendergiller : Omurgalı hayvanlardan amfibyumlar sınıfının, kuyruklu hayvanları içine alan bir familyası.

Semer : At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç. Yukaç. Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık.

Semer vurmak : Semeri, yük hayvanının sırtına koyup bağlamak, semerlemek. semer sırtı yaralamak.

 

Semerci : Semer yapan veya satan kimse.

Semercilik : Semercinin işi.

Semere : Yemiş, meyve, ürün. İstenilen sonuç, verim.

Semereli : Verimli.

Semeresini vermek : Bir şey istenilen verimi, sonucu vermek.

Semeresiz : Sonuçsuz.

Semeri devirmek : Eşek gibi kabaca yatmak.

Semerleme : Semerlemek işi.

Semerlemek : Semer vurmak.

Semerlenme : Semerlenmek işi.

Semerlenmek : Semerleme işi yapılmak, semer vurulmak.

Semerli : Semeri olan (yük hayvanı).

Semersiz : Semeri olmayan (yük hayvanı).

Eme seme yaramamak : İşe yaradığı kabul edilmemek, makbule geçmemek, takdir edilmemek.

Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir : "insanlık değerinden yoksun kişi, kılık kıyafetle, makam ve mevkiyle değer kazanmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Eşeğe gücü yetmeyip semerini dövmek : Güçlü birine kızıp da ondan alamadığı hıncını çevresindekilerden çıkarmak.

Eyere de gelir semere de : "her işe yarar, her türlü işi görebilir" anlamında kullanılan bir söz.

Hamal semeri : Arkalık.

Hamala semeri yük olmaz : "insana kendi işi ağır gelmez" anlamında kullanılan bir söz.

Sersem : Düşünmeden hareket eden, ne yaptığının farkında olmayan. Herhangi bir sebeple bilinci ve duyguları zayıflamış olan.

Ahmak : Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal.

Alık : Sersem, budala, ebleh.

Seme kesilmek : Yorgunluktan başı dönmek, sersemlemek.

Seme olmak : Sersemlemek.

Semeh : Balık < Ar. semîh: Semih

Semehor : Aptal, sersem, budala.

Semek : Aptal, sersem, budala. Sevmek

Semelek : Aptal, sersem, budala. Aptal, budala. Aptallaşmış. bk. seme (I)-1.

Semelemek : Sersemlemek. Uyuşmak. Birini vurarak bayıltmak ya da öldürmek. Sersemlemek, sersemletmek

 

Semelenmek : Sersemlemek. 1.Anlamazlıktan gelmek. 2.Sersemleyerek düşeyazmak. 3.bk. semelemek. Başı dönüp gözü kararmak.

Semeler : Ankara kenti, Güvem nahiyesine bağlı bir bölge.

Semelik :

Seme ile ilgili Cümleler

  • Düşük petrol fiyatlarının semeresini kim toplayacak?
  • Semerkand'a gitmek istemiyorum.
  • Semerkand'a gitmek istiyorum.
  • Boşanda semerini ye.
  • Axolotl, eşsiz görüntüsüyle dikkatleri üzerine çekerek son yıllarda evlerde beslenmeye başlanan bir semender türüdür.
  • O, Semerkand'da yaşıyor.
  • Eşeğe altından semer vursan, yine eşektir.
  • Eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir.
  • Boşan da semerini ye.

Diğer dillerde Seme anlamı nedir?

İngilizce'de Seme ne demek? : n. linguistic sign; basic component of the meaning of a morpheme

v. sow; intersperse, scatter; spread; lose, miss

n. seed, pip; semen; pit, kernel