Alık nedir, Alık ne demek
Alık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
"Alık" ile ilgili cümle örnekleri
- "Sen ne alık herifsin be? Beni duyuyor musun?" - N. Hikmet
Yerel Türkçe anlamı:
Yırtık, çok eski, partal (giyim eşyası, yatak yorgan).
İçine pamuk veya yün konularak dikilen ve yalnız içe giyilen yelek, hırka.
Hayvanlara semersiz vurulan yük: Alığı iyi sar, yolda yıkılır.
Dizleri tutmayan, hasta (hayvan için).
Palto, aba, gocuk.
Akarsuların, sellerin sürükleyip getirdiği tahta, odun, çalı çırpı.
Semerin içine konulan yün, keçe, kırpıntı.
Düzensiz, tertipsiz.
Kirli, pis (giysi için).
Koyunların sırtından alınan ilk yün.
Gön, çarığın içine konulan veya ayağa sarılan çorap eskisi.
Besili koyunların sırtında biraz yün bırakarak vurulan işaret: Oğlum alıklı koyunu buraya getir.
Hayvanın üzerine semer gibi vurulan keçe (Kozluca köyü)
Eğer, semer, palan, hayvanın beline konulan eski çul.
Kirli ve eski çamaşır: Çıkar gayri şu alıkları.
Boğaların boyunlarındaki şişkin yer: Bizim boğanın alığı pek büyüktür.
İç güveysi.
Giyecek eşya, çamaşır, giysi, elbise.
Anlayışlı, kavrayıcı, alıngan, hassas.
Zayıf, halsiz, renksiz, soluk.
Nişan, işaret için kulağın ufak bir parçasının alınması.
Sözünde durmıyan, yalancı, dönek.
Boğaların omuzlarındaki et yığını: Boğanın alığı çok büyük.
Çamaşır yıkarken giyilen eski elbise. 1
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Eğer yerine kullanılan hayvan çul ya da keçesi. (Sökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç *Saimbeyli -Adana)
Diğer sözlük anlamları:
Eyer altma konan ter bezi.
Gidiş tarzı.
Geysi giyecek.
Bilimsel terim anlamı:
Anlıksal yetersizliği en aşağı düzeyde olan (kişi).
İngilizce'de Alık ne demek? Alık ingilizcesi nedir?:
idiot
Fransızca'da Alık ne demek?:
idiot, e, crétin
Alık anlamı, tanımı:
Alık salık : Aptal. Aptalca.
Alıklaşma : Alıklaşmak durumu.
Alıklaşmak : Alık duruma gelmek, bir şey karşısında aptallaşıp şaşırmak, şaşkınlaşmak, aptallaşmak.
Alıklaştırma : Alıklaştırmak işi.
Alıklaştırmak : Alık duruma getirmek.
Alıklık : Alık olma durumu, belahet.
Alıkonulma : Alıkonulmak işi, mevkufiyet.
Alıkonulmak : Yasaklanmak. Alıkoyma işine konu olmak.
Alıkoyma : Alıkoymak işi, tavik.
Alıkoymak : Mâni olmak, engel olmak. Yoksun bırakmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak.
Faaliyetten alıkoymak : Çalışması durdurulmak, çalışmadan alıkonulmak.
Sersem : Herhangi bir sebeple bilinci ve duyguları zayıflamış olan. Düşünmeden hareket eden, ne yaptığının farkında olmayan.
Budala : Ahmak, bön. Zekâca geri olan (kimse), alık. Bir şeye aşırı düşkün.
Ebleh : Akılsız, budala, alık.
Alıkalmak : Geri kalmak: Döğmediği kapı, alıkalmadığı iş yok.
Alıkapı : Bahçe, avlu kapısı, cümle kapısı.
Alıkça : Alık benzeri. İlgili cümle: "Yüzünde hayli alıkça denebilecek bön bir mutluluk ifadesi vardı." M. Mungan. zf. (alı'kça) Alık olana yaraşır bir biçimde. İlgili cümle: "O andaki hayretimi hatırladıkça / Rejisöre bakakaldım öyle alıkça." E. B. Koryürek.
Alıklama : Kaba ve hafif yük: Samanı çuvala alıklama yapıverdim.
Alıklamak : Kuzuların karın tüylerini kırkmak. Zayıflamak, sararmak.
Alıklaşabilme : Alıklaşabilmek işi.
Alıklaşabilmek : Alıklaşma olasılığı bulunmak.
Alıklaşıverme : Alıklaşıvermek işi.
Alıklaşıvermek : Çabucak alıklaşmak.
Alık ile ilgili Cümleler
- Hastalık, beni toplantıya katılmaktan alıkoydu.
- Sana inanıyorum fakat olacaklar hakkında endişe etmekten kendimi alıkoyamıyorum.
- İşimi yapmama engel olmak için beni burada alıkoyuyorlar.
- Kendimi Breaking Bad'in sonunun gülünç bir şekilde aceleye getirildiğini düşünmekten alıkoyamıyorum - yine de çok güzel bir dizi ama daha iyi olabilirdi.
- Kendimi savunma duygum beni tamamen iyi uçaklardan atlamaktan alıkoyuyor.
- Onların Tom'u nerede alıkoyduğunu tahmin etmek mümkün değil.
- Allah benimleyse beni seni yenmekten kim alıkoyabilir?
- Annemin hastalığı, beni toplantıya katılmaktan alıkoydu.
- Burkulmuş bir ayak bileği onu bir ay yürümekten alıkoydu.
- Tom, beni arzu ettiğim şeyi yapmaktan alıkoydu.
Diğer dillerde Alık anlamı nedir?
İngilizce'de Alık ne demek? : adj. dimwitted, scatterbrained, scatty [sl.], wooden
n. stupid person, booby, dolt, nincompoop, simpleton
Fransızca'da Alık : idiot/e, stupide, imbécile, niais/e
Almanca'da Alık : n. Gans, Idiot
adj. idiotisch
Rusça'da Alık : n. идиот (M), дебил (M), остолоп (M)
adj. глупый, придурковатый


Bu kısımda Alık nedir? Alık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Alık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Alık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.