Packs türkçesi Packs nedir

Packs ile ilgili cümleler

English: Ali used to smoke two packs of cigarettes a day.
Turkish: Ali günde iki paket sigara içerdi.

English: Most students carry backpacks to school.
Turkish: Birçok öğrenci okula sırt çantası taşır.

English: To tell the truth, I used to smoke two packs a day.
Turkish: Doğruyu söylemek gerekirse, günde iki paket sigara içerdim.

English: Wolves travel in packs, but eagles fly alone.
Turkish: Kurtlar sürüyle gezer ama kartallar yalnız uçar.

English: He smokes 3 packs a day.
Turkish: O bir günde üç paket sigara içer.

Packs ingilizcede ne demek, Packs nerede nasıl kullanılır?

Packsack : Sırt çantası. Heybe.

Packsacks : Sırt çantası. Heybe.

Packsaddle : Semer.

Packsaddles : Semer.

Backpacks : Arka çantası. Omzunda sırt çantasıyla gezmek. Sırt torbası. Sırt çantası. Çıkın. Sırt yükü. Pikniğe gitmek.

Pack and go : Paketle ve gönder.

Unpacks : Açıp boşaltmak (bavul vb'ni). Ambalajdan çıkarmak. Ambalajından çıkarmak. Boşaltmak. Açıp içinden çıkarmak. Açmak. Paketi açmak. Bavuldan çıkarmak. (paket vb.) açmak. Açma.

Prepacks : Önceden paketlemek.

Pack and go status : Paketle ve gönder durumu.

 

Pack and go wizard : Paketle ve gönder sihirbazı.

İngilizce Packs Türkçe anlamı, Packs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Packs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encase : Kılıfa koymak. Tümüyle kapamak. Ankre etmek. Kaplamak. Örtmek. Gömmek. Kutulamak. Kapamak. Sandığa koymak. Kılıfa sokmak.

Takeaway : Paketlenmiş olarak hazırlanan (sıcak yemek). Paket servisi. Hazır yemek satan dükkan. Sıcak yemeklerin paket halinde satıldığı (yer). İşeyarar bilgi. Başka yerde yenilmek üzere sıcak yemekleri paketlenmiş olarak satan dükkan. Paket servis. Paket servisi olan restoran. Hazır yemek satan dükkandan alınan.

Bandage : Bağ. Koruyucu çember. Bandajlamak. Sargı bezi. Sarmak. Bandaj. Dolamak. Yarayı sarmak.

Backpacked : Çıkın. Arka çantası. Omzunda sırt çantasıyla gezmek. Sırt yükü. Pikniğe gitmek. Sırt torbası.

Backpacks : Çıkın. Pikniğe gitmek. Omzunda sırt çantasıyla gezmek. Sırt yükü. Arka çantası. Sırt torbası.

Anticline : Katmanlı kayaçlarda, katmanları tepeden ters yanlara yatımlı, semer biçiminde kıvrım. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kemer. Yayak. Eğme. Beldik. Merkezi bir eksenden iki yana doğru inen kayaç yapısı (jeoloji). Antiklinal. Yukaç.

Packings : Sızdırmazlar. Tampon. Tıkaç. Ambalajlama. Sandıklama. Taş kama. Sarma. Salmastra. Paketleme.

Aggregation : Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Bir araya gelme. Agregasyon. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması. Kümelenme. Toplam olma. Toplanma. Toplama. Birleştirme.

 

Packsacks : Heybe.

Packet : Bir yığın para. Ceza alma. Deste. Sorun. Yaralanma. Çıkın. Paketlemek.

Packs synonyms : containerise, aggregations, takeout, roll up, agglomerations, knapsack, banks, bulks, crews, dressings, packing, flighted, budgets, flock, mass, packeted, gobs, compound winding, massive, packsaddles, stow, packeting, block, transport, knapsacks, fardel, feck, spool, fascia, bindles, bodying, bundles, budget.

Packs zıt anlamlı kelimeler, Packs kelime anlamı

Unpack : Ambalajdan çıkarmak. Boşaltmak. Bavuldan çıkarmak. Açıp içinden çıkarmak. (paket vb.) açmak. Açmak. Açma. Açıp boşaltmak (bavul vb'ni). Paket çözmek.

Empty : Tahliye etmek. Dökülmek. İçeriksiz. Aç. Boşaltmak. Yoksun. Önemsiz. İçini boşaltmak. Anlamsız. İçini çıkarmak.