Backpacks türkçesi Backpacks nedir

  • Pikniğe gitmek.
  • Arka çantası.
  • Sırt çantası.
  • Sırt torbası.
  • Çıkın.
  • Omzunda sırt çantasıyla gezmek.
  • Sırt yükü.

Backpacks ile ilgili cümleler

English: Most students carry backpacks to school.
Turkish: Birçok öğrenci okula sırt çantası taşır.

Backpacks ingilizcede ne demek, Backpacks nerede nasıl kullanılır?

Backpack : Çıkın. Sırt yükü. Sırt çantası. Pikniğe gitmek. Omzunda sırt çantasıyla gezmek. Arka çantası. Sırt torbası.

Backpacked : Sırt yükü. Omzunda sırt çantasıyla gezmek. Pikniğe gitmek. Arka çantası. Sırt çantası. Sırt torbası. Çıkın.

Backpackers : Sırt çantalı. Sırt çantasıyla seyahat eden kimse. Sırt çantalı gezgin. Sırt çantalılar. Sırt çantasıyla yürüyüş yapan veya kamp kuran kimse.

Backpacking : Sırt-çantalı gezi. Pikniğe gitme. Sırt çantasıyla seyahat. Sırt çantasıyla yürüyüş yapma veya kamp kurma. Sırt çantasıyla seyahat etme. Piknik yapma.

Backpedal : Bisiklette pedalı ters yöne çevirmek. Bisiklet pedalını ters yönde çevirmek. Geriye doğru pedal çevirmek. Pedalı ters yöne çevirmek. Pedalı ters yönde çevirmek. Sözünü geri almak. Çark etmek. Geri çekilmek. Geri çekilmek ya da sözünü geri almak. Sözünden dönmek.

Backplane : (bilgisayar) arka plan. Arkaplan. Sırt. Bir bilgisayarda ana devre kartı (işlemci, bellek ve genişletme kartlarını içerir). Anakart. Arka plan.

 

Backprojection : Film geri gösterimi.

Backpressure : Ters basınç. Geri basınç.

Backpedalling : Fikrini değiştirmek. Geriye doğru pedal çevirmek.

Backplate : Gitarda köprü, kontrol ve anahtar kapaklarının genel adı. Arka kapak. Sırtlık. Tüp veya yüzerlik yeleği takmakta kullanılan metal veya sert plastik. Kuyruk takımı. Arka plaka.

İngilizce Backpacks Türkçe anlamı, Backpacks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backpacks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Packets : Paketler. Yaralanma. Bir yığın para. Bohça. Ceza alma. Sorun. Paket.

Hiker : Uzun yürüyüş yapan. Uzun yürüyüş yapan kimse. Uzun yürüyüşe çıkan kimse. Serseri.

Hike : Yukarıya çıkma. Gezinti. Dolaşmak. Yürüyüşe çıkmak. Artırmak. Yükseltmek (fiyatı). Uzun yürüyüş. Kaldırmak. Kırlarda yürüyüşe çıkmak. Uzun yürüyüş yapmak.

Bundle : Bir yığın. Bağ. Acele ettirmek. Tıkıştırmak. Paldır küldür yollamak. Toplamak. Tomar. Çok para. Sepetlemek.

Tramper : Ayağını sertçe vuran kimse. Tramplenci. Yürüyen kimse. Adımlayan kimse. Adım atan kimse. İp üzerinde yürüyen.

Packs : Semer. Deste (iskambil). Yığın. Paket. Bohça. Sargı. Sürü. Ambalaj. Kütle.

Picnics : Çok kolay iş. Evde rahatsız bir biçimde oturmak. Çocuk oyuncağı. Açık havada yenilen yemek. Basit iş. Hoşa giden iş. Piknik. Kolay iş. Piknik yapmak.

Backpacks synonyms : rucksack, knapsacks, backpacked, bundles, parcel, dorser, portfolios, packet, packsacks, knapsack, rucksacks, picnic, dorsel, packeted, field pack, packer, haversacks, packeting, back pack, backpack, tramp, pack, packsack, haversack, portfolio.