Unpacks türkçesi Unpacks nedir

  • [#boşaltma Boşaltmak].
  • (paket vb.) açmak.
  • [#açma Açmak] (paket vb).
  • Açma.
  • Paketi açmak.
  • Açıp içinden çıkarmak.
  • Ambalajdan çıkarmak.
  • Açmak.
  • Ambalajından çıkarmak.
  • Açıp boşaltmak (bavul vb'ni).
  • Bavuldan çıkarmak.

Unpacks ingilizcede ne demek, Unpacks nerede nasıl kullanılır?

Unpack : Paket çözmek. Açma. Ambalajdan çıkarmak. Boşaltmak. Ambalajından çıkarmak. (paket vb.) açmak. Açıp boşaltmak (bavul vb'ni). Paketi açmak. Açmak.

Unpacked : Ambalajsız. Kabından çıkarılmış olan. İçindekiler boşaltılmış olan. Paketi açılan. Açılmamış.

Unpacking : Açmak. Açma. Boşaltmak. Bavuldan çıkarmak. Çıkarma. Ambalajdan çıkarma. Ambalajından çıkarma. Paket açılıyor.

Unpacified : Sakinleşmemiş. Yatışmamış. Teskin olmamış.

Unpaid : Ücreti ödenmemiş. Maaşını almamış. Pulsuz. Ödenmemiş. Ücretsiz. Alacaklı. Fahri. Karşılıksız. Verginsiz.

Unpaid military service : Ücretsiz askerlik hizmeti. Askerlere ödeme yapılmayan askerlik hizmeti periyotu.

Unpaid balance : Borç dengesi. Bir borç hesabının kapatılması için ödeme yapmak üzere elde kalan. Henüz ödenmemiş toplam para. Ödenmemiş bakiye.

Unpaid capital : Ödenmemiş sermaye. Bir şirketin ortaklarının ödemeyi taahhüt ettikleri, ancak henüz ödememiş oldukları sermaye.

Unpaid vacation : Ücretsiz izin.

 

Unpaid dividend : Ödenmemiş temettü gelirleri. Ödenmemiş kar. Ödenmemiş kar payı. Ödenmemiş temettü. Niceliği belirtilen ancak dağıtımı yapılmamış olan kar.

İngilizce Unpacks Türkçe anlamı, Unpacks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unpacks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clear out : Hepsini satmak. Satıp bitirmek. Tüymek. Çekilip gitmek. Yıkılmak. Boşaltıp temizlemek. Ortadan kaybolmak. Defolmak. Tertemiz etmek.

Clears : Tahliye etmek. Geçmek. Berraklaşmak. Gidermek. Aydınlatmak. Bilgi vermek. Dağılmak. Gümrükten çekmek. Kapatmak.

Deplete : Azaltmak. Tükenmek (bitmek vb). Dökmek. Kurutmak. Yoksun hale getirmek. Tüketmek. Bitirmek.

Disclosures : Açığa çıkan şey. Ortaya çıkarma. İfşa. Patent hakkı bildirimi. Açığa vurma. İfşaat.

Decompression : Basınç düşürme. Basıncı azaltma. Basınç düşmesi. Baskıyı azaltma. Basıncı kaldırma. Basıncın kaldırılması. Basıncın düşürülmesi. Yük boşalması. Basıncın herhangi bir biçimde ortadan kalkması. derin deniz dalgıçlarında ve yükseklere çıkan pilotlarda atmosferik basınçtaki azalmasının normal koşullarda da devam etmesi durumu. kontrol altına alınamaz ise dekompresyon hastalığı biçimlenir. yapay olarak bu durumun düzeltilmesine yönelik geliştirilen teknik.

Clearance : Ödeme. Temizleme. Gümrük izni. Geçiş izni. Gümrük belgesi. Klirens. Tasfiye. Ormanın bir bölümünü kaldırarak ya da yabanıl bitkiler ve taşlarla kaplı yereyleri temizleyip iyileştirerek buraları tarıma elverişli duruma koyma. Tasfiye satışı.

Debark : İnmek. Karaya çıkarmak. Karaya çıkmak. Gemiden inip karaya çıkmak. İndirmek. Karaya ayak basmak.

 

Decant : Tortusundan ayırmak. Dökme. Dikkatle boşaltmak. Süzmek. Bir kaptan diğer kaba akıtmak. Bir kaptan diğerine aktarmak. Boşaltma. İçindeki çökelti maddelerinden arıtmak. Şişeden sürahiye boşaltmak.

Close out : Hepsini satmak. İndirim yapmak. Tahliye etmek. Ucuzlatmak. Tasfiye etmek. Elden çıkarmak. Fiyat düşürmek. İndirimli satmak.

Unpacks synonyms : unbox, bring up in conversation, fade up, unpack, broaches, take out, uncrate, bleed off, cave, clearing, cave in, cleans, undo, broaching, withdraw, exposals, bares, cleaned, denudative, unpacking, acumination, bare, break out, break, remove, inauguration, booting, clearances, bring up the subject, extricating, take away, cleared, bloom.

Unpacks zıt anlamlı kelimeler, Unpacks kelime anlamı

Box : Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Kutu. Özel bölme. Kasa. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Saplama kutusu.

Crate : Külüstür araba. Küfelemek. Kafesli sandık. Kasalamak. Kasa. Küfe. Sandıklamak. Kasaya yerleştirmek. Büyük sepet. Sandık.

Pack : Bavuluna koymak. Sarmak. Deste (iskambil). Paket. Bohça. Sürü. Kütle. -i denk etmek. Valiz toplamak. Eşyalarını toplamak.

Unpacks antonyms : ravel, knot.