Armchair türkçesi Armchair nedir
- Koltuk.
- Kollu koltuk.
- Sadece akıl veren.
Armchair ile ilgili cümleler
English: I don't think this armchair is comfortable.
Turkish: Bu koltuğun rahat olduğunu düşünmüyorum.
English: Ali was snuggled up in an armchair watching TV.
Turkish: Ali koltuğa uzanmış TV izliyordu.
English: I sat back in the armchair and opened the book.
Turkish: Ben, koltukta yaslandım ve kitabı açtım.
English: Ali was sitting in an armchair.
Turkish: Ali bir koltukta oturuyordu.
English: He settled down in his armchair to listen to the music.
Turkish: O, müzik dinlemek için koltuğuna yerleşti.
Armchair ingilizcede ne demek, Armchair nerede nasıl kullanılır?
Armchair critic : İşin içinde olmadan oturduğu yerden eleştiren kimse. Hariçten gazel okuyan. Toplayabildiği kadar çok bilgi toplayan ancak doğrudan tecrübesi olmadan öğüt veren kimse.
Armchairs : Sadece akıl veren. Kollu koltuk. Koltuk.
Armco iron : Armco demiri.
Barmcake : Ahmak. (argo terim) salak. Bir tür ekmek. Geri zekalı. Aptal. Salak. Kepekli unlu yumuşak ve düz yuvarlak ekmek.
İngilizce Armchair Türkçe anlamı, Armchair eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Armchair ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flatteries : Pohpohlama. Yağ. Yaltakçılık. Yağcılık. Yaltaklık. Kompliman. Yaltaklanma. Dalkavukluk. Övme.
Axils : Dal ile sap arası köşe. Aksil. Yaprak ile dal arası köşe.
Recliner : Yaslanan. Yatar koltuk. Televizyon koltuğu.
Axilla : Koltukaltı. Koltuk altı. Ön kol. Aksilla. Koltuk altı (zooloji terimi). Dal ile sap arası köşe. Ön kolun gövdeyle birleşim yeri mediyalinde oluşan çukurluk, aksilla.
Seat : Oturtmak. Yerine oturtmak. Kıçını tamir etmek (pantolon). Oturağını tamir etmek. Merkez. Mevki. İskemle. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. ...kişilik oturma kapasitesi olmak.
Chair : Yetki vermek. Sandalye. Tahtırevan. Yönetmek. Elektrikli sandalye. Makama geçirmek. Omuzlarda taşımak. Başkanlık etmek. Sandalyeye oturtmak.
Axil : Ağaç dalı ile sapı arasındaki köşe. Dal ile sap arası köşe. Aksil. Yaprak ile dal arası köşe.
Flattery : Övme. Pohpohlama. Yağlama. Yağ. Yaltakçılık. Yaltaklık. Dalkavukluk. Tabasbus. Kompliman.
Armchair synonyms : lounge chair, fauteuil, captain's chair, overstuffed chair, elbow chair, armchairs, easy chair, arm, reclining chair, axillas, official position, dickie, morris chair, pit, lounger, armpit.
Armchair ingilizce tanımı, definition of Armchair
Armchair kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A chair with arms to support the elbows or forearms.

Bu kısımda Armchair kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Armchair ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Armchair anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Armchair ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.