Arouse interest türkçesi Arouse interest nedir

  • Alaka uyandırmak.
  • Dikkatini çekmek.
  • Merak uyandırmak.
  • İlgi çekmek.
  • İlgisini çekmek.
  • İlgi toplamak.
  • İlgi uyandırmak.

Arouse interest ingilizcede ne demek, Arouse interest nerede nasıl kullanılır?

Arouse : Uyuyan devi uyandırmak. Kaldırmak. Canlanmak. Harekete geçirmek. Canlandırmak. Ayaklandırmak. Uyandırmak. Uyanmak. Hayat bulmak.

Interest : Alaka. Menfaat. İlgi. Faiz. Ürem. Ortak olmak. İkna etmek. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı. Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Arouse desire in somebody : Heveslendirmek.

Arouse hatred : Nefret uyandırmak.

Arouse sexually : Cinsel açıdan uyarılmak. Tahrik olmak. -inde şehvet uyandırmak.

Arouse suspicions : Şüphe yaratmak. Kuşku uyandırmak. Kuşku uyandırdı. Herkesin ondan şüphe etmesine neden oldu.

İngilizce Arouse interest Türkçe anlamı, Arouse interest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arouse interest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gripped : Etkilenmek. Kavramak. Çekmek. Yapışmak. Sıkmak. İdrak etmek. Anlamak. Sıkıştırmak. Kavrama. Yakalamak.

 

Pique : Kırgınlık. Kırmak. Uyandırmak. Darıltmak. Kışkırtmak. Darılmak. Pike. Güceniklik. Gururunu kırmak.

Gain the ear of : Beğenisini kazanmak. Birine söz geçirmek.

Entrances : Atılma. Büyülemek. Başlangıç. Antre. Giriş ücreti. Mest etmek. Sahneye çıkma. Kendinden geçirmek. Giriş. Hayran bırakmak.

Piques : Darıltmak. Pike. Çekmek. Kışkırtmak. Uyandırmak. Darılmak. Gücendirmek. Gururunu kırmak. Provoke etmek.

Catch attention of : Gözüne ilişmek.

Appeals : Müracaat etmek. Temyize gitmek. Yalvarmak. Üst mahkemeye başvurmak. Rica etmek. Başvurmak. Hoşuna gitmek.

Cautions : İhtar etmek. İkaz etmek. Dikkat. Tembihlemek. Uyarmak. Temkin. İhtar vermek. İhtiyat. Tembih etmek.

Caution : Uyarmak. İkaz etmek. Uyarı. Dikkat. Olası sakınca ya da kaçınılar karşısında önlem alma yeteneği. Tembihlemek. İhtar. Temkin.

Grip : Tokaç tutuşu. Çekiç tutağı. Etkilenmek. Sıkmak. Sıkıştırmak. Çekicin, tek parçadan ya da çift örgüden yapılmış, sert, oynaksız, atış sırasında esnemeyen tutma yeri. Kavramak. Çekmek. Anlamak.

Arouse interest synonyms : intrigues, pack in, appeal, engage attention, attract attention, call attention, arrest, be of interest, make a splash, entrance, cautioning, piquing, intrigue, interest, spark, spotlight, clap eyes on, call attention to, appealed, cautioned, draw interest, piqued, be attracted, sparked, make a sensation, stir the blood, draw attention.