Gripped türkçesi Gripped nedir

Gripped ile ilgili cümleler

English: He gripped the tennis racket tightly.
Turkish: Tenis raketini sıkıca kavradı.

English: She gripped my arm tightly.
Turkish: O, kolumu sıkıca kavradı.

English: I gripped your arm until it reddened.
Turkish: Kızarana kadar kolunu sıktım.

English: A cold spell gripped Europe.
Turkish: Bir soğuk hava dalgası Avrupa'yı vurdu.

Gripped ingilizcede ne demek, Gripped nerede nasıl kullanılır?

Grippe : Ortomiksovirüslerin neden olduğu akut seyirli, ateş ve solunum yollarının yangısıyla belirgin hastalık, nezle, enflüenza. Grip (fransızca terim). Grip hastalığı. Grip.

Gripper : Çıt çıt. Kıskaç. Pens. Yakalayıcı robot. Yakalayıcı. Tutucu. Çıtçıt.

Grippers : Kıskaç. Çıtçıt.

Grippes : Grip.

Grippier : Gripten hasta olan (influenza). Grip olan.

Get a grip : Gerçekçi ol. Kavramak. Anlamak. Yeniden ele geçirmek. Sıkı tutmak. Dizginleri ele geçirmek. Dizginleri ele almak. Tutunmak. Denetimini ele geçirmek.

Cord grip : Kaymayı önlemek için, cirit sapının ağırlık noktasındaki tutağına sarılmış olan ip. İp sargı.

Get a grip on : Anlam çıkarmak. Sıkı tutun. Anlamak.

 

Gripping : Heyecanlı. Meraklı. Sıkma. Dikkat çekici. Kavrama. Merak uyandıran. Tutma. Sürükleyici. Sıkıntı verme. İlginç.

Grippiest : Grip olan. Gripten hasta olan (influenza).

İngilizce Gripped Türkçe anlamı, Gripped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gripped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Binds : Usandırmak. Bağlamak. Donmak (beton). Sargılamak. Tutturmak. Sarmak. Engel olmak. Ciltlemek.

Acquires : Elde etmek. Edinmek. Sahip olmak. Kazanmak. İktisap etmek. Almak. Ele geçirmek. Sonradan kazanmak.

Ailed : Sıkıntıya sebep olmak. Sıkıntıya sebep vermek. Hastalanmak. Rahatsız etmek. Hasta olmak. Sıkıntıya sebebiyet vermek. Sıkıntıya neden olmak. Rahatsız olmak.

Chagrining : Üzülmek. Gücenmek. Üzmek. Rezil etmek. Utandırmak. Tasalanmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Ümidini kırmak. Can sıkmak.

Comprehending : İhtiva etmek. Kapsamak. Algılamak. Müdrik.

Clutch coupling : Kavrama bağlantısı. Debriyaj kavraması.

Clams : Şamatalı toplantı. İstiridye. Deniz tarağı. Mengene. Işılküflüce. İçine kapanık kimse. Midye. Evcil hayvanlarda özellikle sığırlarda, ışılküflerden ileri gelen ve insanlara da bulaşabilen ilkel mantar hastalığı. Deniztarağı.

Accrete : Ekli. Birleşmek. Artmak. Katılımlarla büyümek. Eklenip büyümek. Birleşmiş. Eklemek. Büyümek.

Responded : Cevap yazmak. Karşılık vermek. Cevap vermek. Yanıtlamak. Ses vermek (motor).

Apprehending : Tevkif etmek. Korkmak. Korkuyla beklemek. Tutuklamak. Endişe etmek.

Gripped synonyms : three lipped, cloaked, liplike, two lipped, thick lipped, accept, dictating, accepts, bespoken, affect, accreted, comprehended, apperceived, aggregate, caught, grip, absorbs, apprehended, ail, appreciated, comprehends, figure it out, cognation, clutch, come up with, apperception, impose, attract, be thrilled, clothed, clasp, cleaving, clap eyes on.

 

Gripped zıt anlamlı kelimeler, Gripped kelime anlamı

Bare : Gözle görülür hale getirmek. Açığa çıkartmak. Çıkarmak. Açığa vurmak. Tamtakır. Süssüz. Soymak. Çıplak. Açılmak. Yalın.

Lipless : Dudakları olmayan. Dudaksız.