Responded türkçesi Responded nedir

Responded ile ilgili cümleler

English: Ali responded instantly.
Turkish: Ali anında yanıtladı.

English: He responded to a speech of welcome.
Turkish: Bir karşılama konuşmasını yanıtladı.

English: Ali responded diplomatically.
Turkish: Ali diplomatik bir şekilde cevap verdi.

English: Ali still hasn't responded to my email.
Turkish: Ali hâlâ e-postamı yanıtlamadı.

English: He responded by giving the "OK" gesture.
Turkish: "EVET" işareti vererek yanıtladı.

Responded ingilizcede ne demek, Responded nerede nasıl kullanılır?

Corresponded : Benzemek. Karşılığı olmak. Mektuplaşmak. Yazışmak. Yaramak. Haberleşmek. Uymak.

Respondence : Cevaplama.

Respondences : Cevaplama.

Respondencies : Cevaplama.

Respondency : Cevaplama.

Respondent selection key : Konut birimi ya da benzeri birimler düzeyinde yapılan örneklemede görüşülecek tek tek birimlere inmeyi sağlamak üzere önceden rastlantılı olarak saptanmış seçme kılavuzu. Yanıtlayıcı seçme açkısı.

Respondent : Denek. Savunan kişi. Araştırmada sorulan sorulara cevap veren kimse. (anket ya da araştırmada) katılımcı. Davalı. Bir soruşturu ya da görüşmede bilgi alınmak üzere kendisine soru yöneltilen ve soruya amaca uygun olarak yanıt veren kişi. Cevap veren. Cevap niteliğinde. Yanıtlayıcı. Sanık.

 

Autoresponder : (bilgisayar) otomatik olarak e-posta şeklinde bilgi gönderen program (e-posta robotu gibi). Otomatik cevaplandırıcı.

Co respondent : Eşin zina yaptığı kimse. Zina davasına çıkan sevgili.

Responder : Cevap veren.

İngilizce Responded Türkçe anlamı, Responded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Responded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accept : Razı olmak. Eyvallah demek. Kabullenmek. Anlamak. Katlanmak. Kabul etmek. Almak. Evet demek. Normal karşılamak. Onaylamak.

Respond to : Cevaplamak. Tepki göstermek.

Decline : İniş. Çevirmek. Alçalma. Geri çevirmek. Eğmek. Gerileme. Çekilmek. Çekmek (dilbilgisi terimi). Çürümek.

Stool : Yeni budanmış dal. Büyük aptes. Kaka. Tabure. Lazımlık. İskemle. Oturak. Dışkı. Filizlenen kütük. Sekmen.

Electrodermal response : Elektrodermal tepki.

Rebound : Reaksiyon. Sekmek. Geri sıçramak. Uzanış. Tepki. Geri tepmek. Geri tepme. Yankı. Çarpıp geri sıçramak.

Physiological reaction : Bir uyaran karşısında bir bütün olarak bedende ya da bir örgende oluşan değişme. Fizyolojik tepki.

Be affected : Etkinmek. Duygulanmak.

Bristle : Sert kıl. Tüylerini kabartmak. Sert fırça. Dikleşmek. Saçı diken diken olmak. Domuz kılı. Dolu olmak. Kızmak. Kıl. Saçları diken diken olmak.

Counter : Karşı. Marka. Ters. Karşılamak. Dönçel. Fiş. Tezgah. Karşılıkta bulunmak. Döner çelgi eyleminin yapılması için verilen komut.

Responded synonyms : immunologic response, bodily process, gsr, innate reflex, bodily function, body process, psychogalvanic response, inborn reflex, transfusion reaction, electrical skin response, immune reaction, learned reaction, reflex response, galvanic skin response, instinctive reflex, tarchanoff phenomenon, learned response, fere phenomenon, replying, countered, be influenced, rejoin, wonder, impose, rejoining, reciprocate, write back, activity, respond, unconditioned reflex, answered back, acknowledge, reply to.

 

Responded zıt anlamlı kelimeler, Responded kelime anlamı

Refuse : Süprüntü. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller. İzin vermemek. İmtina etmek. Geri çevirmek. Artık. Karşı koymak. Kaçınmak. Cerh etmek. Elinin tersiyle itmek.

Refrain : Çekinmek. Nakarat. Kaçınmak. Geri durmak. Kendini tutmak. Frenlemek. Sakınmak. Alıkoymak.

Accept : Eyvallah demek. Katlanmak. Kabullenmek. Razı olmak. Üstlenmek. Almak. Anlamak. Evet demek. Onaylamak. Kabul etmek.

Responded antonyms : unresponsive.