Ashes türkçesi Ashes nedir

  • Küller.
  • Kül.
  • Yakılmış cesedin külleri.
  • Kriket (ingiltere avustralya arasında).
  • Ölünün külleri.

Ashes ile ilgili cümleler

English: After he died, he wanted his ashes spread over the ocean.
Turkish: O öldükten sonra küllerinin okyanusa atılmasını istedi.

English: Ali dug through the ashes to see what he could find.
Turkish: Ali ne bulabileceğini görmek için külleri karıştırdı.

English: Ali let the ashes from his cigarette fall on my expensive carpet.
Turkish: Ali sigarasındaki külleri pahalı halımın üstüne düşürdü.

English: Clean the ashes out of the fireplace.
Turkish: Şöminedeki külleri temizleyin.

English: His ashes are buried here.
Turkish: Onun külleri burada gömülüdür.

Ashes ingilizcede ne demek, Ashes nerede nasıl kullanılır?

Be in sackcloth and ashes : Yas tutmak. Karalar bağlamak.

Burn to ashes : Yanıp kül olmak.

Dust and ashes : Yas. Keder. Matem. Acı. Üzüntü.

Lay in ashes : Olduğu yerde yanmak. Kül olmak.

Reduce to ashes : Yanıp kül olmak.

Brashest : Kırpıntı. Sağanak. Yüzsüz. Kırık buz. Küstah. Atılgan. Aceleci. Sırnaşık. Saygısız. Kırık kaya parçaları.

Bashes : Şiddetle vurmak. Çarpmak. Kuvvetle vurmak. Deneme. Geçirmek. Hızla vurmak. Eğlence. Sertçe vurmak. Sert vuruş. İndirmek.

 

Backlashes : Güçlü tepki (siyasal veya toplumsal bir gelişmeye karşı). Beklenmedik kötü sonuç. Geri tepmek. Boşluk (mühendislik terimi). Geriye ani hareket. Karşı çıkma. Laçka. Geri tepme. Salgı (mühendislik terimi). Ters tepki.

The ashes : Kül. Yakılmış cesedin külleri. Ölünün külleri. Küller.

Brashes : Sağanak. Sırnaşık. Kırık buz. Atılgan. Arsız. Kırık kaya parçaları. Kırık taş. Küstah. Kırpıntı. Aceleci.

İngilizce Ashes Türkçe anlamı, Ashes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ashes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ashler : Volkanik kül. Yontma taştan yapılmış olan bir şey. Yontma taş. Karbonat. Sodyum karbonat. Kesme taş. Taş ocağından yontulmuş olan pürüzlü taş. Dişbudak kerestesi. Alıç.

Colorless : Solgun. Anlamsız. Renksiz. Tekdüze. Cansız. Donuk. Soluk. Tarafsız. Silik. Yansız.

Cinderous : Cüruf benzeri. Cüruf dolu. Kül dolu.

Cindering : Köz. Kor. Marsık. Curuf. Dışık. Letiye. Cüruf. Yanmış kömür artığı.

Cinder : Dışık. Marsık. Köz. Curuf. Letiye. Yanmış kömür artığı. Cüruf. Kor.

Colourless : Soluk. Donuk. Tarafsız. Renksiz. Yansız. Anlamsız. Solgun. İtici. Sıkıcı. Tekdüze.

Ash : Sodyum karbonat. Dişbudak kerestesi. Dişbudak. Volkanik kül. Dişbudak ağacı. Alıç. Organik maddelerin tamamen yanması sonucu artakalan inorganik kısım. Karbonat.

White : Beyaz. Soluk benizli. Beyaz ırktan olan. Sütlü kavhe. Yumurta akı. Gözün beyaz kısmı. Solgun. Göz akı.

Ashlers : Sodyum karbonat. Karbonat. Kesme taş. Yontma taş. Dişbudak kerestesi. Dişbudak ağacı. Alıç. Taş ocağından yontulmuş olan pürüzlü taş. Yontma taştan yapılmış olan bir şey.

 

Ashes synonyms : the ashes, cinders, cindery, bloodless, blanched, woody, livid.

Ashes zıt anlamlı kelimeler, Ashes kelime anlamı

Colorful : Hareketli. Renkli. Canlı. Renk renk. Parlak. Ala. Rengarenk.

Ashes antonyms : nonwoody.

Ashes ingilizce tanımı, definition of Ashes

Ashes kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The earthy or mineral particles of combustible substances remaining after combustion, as of wood or coal.