Asia türkçesi Asia nedir

Asia ile ilgili cümleler

English: I will not be able to participate in the company meetings in May as I will be traveling in Asia during that time.
Turkish: O süre boyunca Asya'da seyahat ediyor olacağımdan mayıstaki şirket toplantılarına katılamayacağım.

English: Although Takahashi looks completely Asian, I've heard he's of mixed blood.
Turkish: Tamamen Asyalı gibi görünmesine rağmen Takahaşi'nin melez olduğunu duydum.

English: African elephants have bigger ears than Asian elephants.
Turkish: Afrika fillerinin, Asya fillerinden daha büyük kulakları var.

English: Some of the students were from Asia and the others were from Europe.
Turkish: Öğrencilerden bazıları Asyalı ve diğerleri Avrupalıydı.

English: Elephants live in Asia and Africa.
Turkish: Filler Asya ve Afrika'da yaşarlar.

Asia ingilizcede ne demek, Asia nerede nasıl kullanılır?

Asia minor : Ön asya. Küçük asya. Anadolu.

Asia pacific council : Asya pasifik konseyi.

Asia pacific countries : Asya pasifik ülkeleri.

Asia pacific economic cooperation : Asya pasifik ekonomik işbirliği.

Asia pacific region : Asya-pasifik bölgesi.

Central asia standard time : Orta asya standart saati.

South east asia : Kamboçya ve diğer ulusları içeren asya bölgesi. Vietnam. Güney doğu asya.

 

Asian caucusing group in un : Bm asya grubu.

Central asia : Orta asya.

Asian blue quail : Ana vatanı hindistan, güneydoğu çin, tayland, hindu-çin, seylan, yeni gine, güney afrika ve avustralya olan, açık çayır ve otlaklar, alçak çalılıklar ve tarla kıyılarında yaşayan, üç alt türü bulunan, beyaz, gümüş, açık kahve mutasyonları olan, üreme yaşı on hafta, üreme zaman, uygun ısı ve ışık bulduğu zamanlarda japon bıldırcınları gibi sürekli yumurtlayan bıldırcın ırkı. Çin bıldırcını. Asya mavi bıldırcını.

İngilizce Asia Türkçe anlamı, Asia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Asia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collection : Toplanmış yardım. Toplanma. Biriktiri. Tahsilat. Posta kutusunu boşaltma. Yığın. Biriktirme. Tabaka. Bilişim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tecimsel bir belgitte, bir arıtma belgitinde ya da bir başka ödeme belgitinde yazılı paranın alınması, para alma.

Asians : İngiltere'de hint alt kıtası veya çevresinden gelen kişi. Asya ile ilgili. Asya'ya özgü. Abd'de uzakdoğu dahil asya'nın herhangi bir yerinden gelen kişi. Asyalı. Asya kıtasıyla ilgili veya ona ait.

India : Hindistan.

 

Kirgiz : Kırgız.

West pakistan : Batı pakistan.

Holy land : Filistin. Kutsal diyar. Kutsal toprak.

Nippon : Japonya. Güneşin doğduğu ülke (japonca'da).

Cichlid : Afrika ve güney amerika'ya kadar uzanan bölgede yaşayan bir tür tatlı su balığının genel adı. Ciklet balığı.

Uzbek : ã–zbekçe. Özbekçe. Özbek. ã–zbek.

Tibet : Tibet.

Asia synonyms : people's republic of bangladesh, islamic state of afghanistan, republic of iraq, altay mountains, asian russia, north korea, persian empire, sitsang, islamic republic of pakistan, syrian arab republic, state of katar, state of qatar, east pakistan, state of bahrain, dprk, altai mountains, turkish empire, kura, roman empire, dae han min gook, muscat and oman, great rift valley, people's republic of china, democratic people's republic of korea, republic of uzbekistan, irak, prc, yemen, lebanese republic, kingdom of nepal, ergun he, islamic republic of iran, republic of tajikistan.