Asses türkçesi Asses nedir

  • Popo.
  • Kıç (argo terim).
  • Eşek (argo terim).
  • Göt (argo terim).
  • Ahmak.
  • Eşek herif (argo terim).

Asses ile ilgili cümleler

English: We're now assessing the situation.
Turkish: Biz şimdi durumu değerlendiriyoruz.

English: Ali agreed with Mary's assessment.
Turkish: Ali Mary'nin değerlendirmesi ile aynı fikirdeydi.

English: "Tom, do you have school today?" "No, classes were canceled because of the typhoon."
Turkish: "Tom, bugün okulun var mı?" "Hayır, dersler tayfundan dolayı iptal edildi."

English: "Where are my glasses?" "You left them on the kitchen table."
Turkish: "Gözlüğüm nerede?" "Mutfak masası üzerine bırakmıştın."

English: How do you assess your students?
Turkish: Öğrencilerini nasıl değerlendirirsin?

Asses ingilizcede ne demek, Asses nerede nasıl kullanılır?

Assess : Değerlendirmeye almak. Değer biçmek. Belirlemek. Görüş. Değerini biçmek. Kanı. İncelemek. Yargı. Değerini bilmek. Tayin etmek (para miktarını).

Assessable : Değer biçilebilir. Değer biçilebilen. Değerlendirilebilir. Vergilendirilebilir. Takdiri mümkün.

Assessable capital : Tümü ödenmemiş anamal. Tümü ödenmemiş, isteme ve yüklenime göre artığı ödenecek anamal.

Assessed : Tahmin edilmiş. Tartılmış. Vergi değeri bulunmuş. Değer biçilmiş. Tahakkuk etmiş. Tutarındaki. Vergili.

 

Assessed value : Vergi değeri. Takdir edilmiş değer.

Assessor : Tahakkuk işlemi görevlisi. Eksper. Değerlendirmen. Tetkikçi. Yargıç yardımcısı. Vergi taahhuk memuru. Değer biçen. Denetçi. Vergi tahakkuk görevlisi. Vergi tahakkuk memuru.

Assesses : İncelemek. Para cezası vermek. Değer biçmek. Tayin etmek (para miktarını). Talep etmek (bir miktar para). Tahakkuk ettirmek. Değerlendirmeye almak. Belirlemek. Hesaplamak. Değerini biçmek.

Assessment notice : Vergi tahakkuku.

Assessment of income : Gerçekleşen vergi. Vergi konusu özdeksel olan ya da olmayan nesneler değerlerinin saptanması.

Assessments : Değerlendirme. Belirlenen değer. Vergilendirme. Vergi.

İngilizce Asses Türkçe anlamı, Asses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Asses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Temporalty : Papaz dışındaki halk. Dünyevi varlıklar. Rahip sınıfından olmayanlar. Laikler. Kilisenin dünyevi mülkleri.

Mass : Bir cismi ivdirmek için uygulanan kuvvetle, bu kuvvetin oluşturduğu ivme arasındaki değişmez oran; cismin özdek olarak tutarı. Kümelenmek. Kilise ayini. Kudas. Yığın. Çokluk. Özdeğin kuvvet olarak aldığı etkiyle, bu etkiye ivme olarak verdiği tepki arasındaki orantıyı belirleyen ve einstein kuramına göre yoğunlaşmış erke sayılabilen nitelik. Kitle. Toplanmak. Kütle.

Valuate : Tahmin etmek. Değer biçmek. Paha biçmek. Fiyat biçmek.

Measure : Tedbir. Endazeye vurmak. Karşılaştırmak. Derece. Ölçüm. Sınır. Ölçme jüyesi. Önlem. Ölçüsünü almak. Ölçüsünde olmak.

Grouping : Toplanma. Kümelendirme. Gruplaşma. Toplama. Öbekleme. Türkümleme. Kümeleme. Gruplara ayırma. Gruplama.

 

Blockheads : Aptal. Andaval. Mankafa. Dangalak. Mankafa (argo terim). Kalın kafalı. Geri zekalı.

Addle head : Geç anlayan ya da aptal kişi.

Arris : Ayrıt. İki yüzeyin kesiştiği çizgi. Göt. Sivri kenar. Köşe. Kıç. Pervaz kenarı.

Boob : Göğüs. Çuvallamak. Gaf yapmak. Budala. Aptallık yapmak. Dangalak. Gaf. Çok büyük hata yapmak. Enayi.

Barmcake : Salak. Kepekli unlu yumuşak ve düz yuvarlak ekmek. Geri zekalı. Bir tür ekmek. (argo terim) salak. Aptal.

Asses synonyms : aments, judge, the great unwashed, asinine, breech, ass, mark, evaluate, backside, bottoms, berk, ament, behind, audience, value, arse, botty, praise, group, standardize, people, blockhead, score, backsides, following, battier, appraise, multitude, reevaluate, standardise, blockish, censor, laity.

Asses zıt anlamlı kelimeler, Asses kelime anlamı

Criticize : Ayıplamak. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Eleştiri getirmek. Kusur bulmak. Eleştiri yöneltmek. Eleştirmek. Yermek. Kritiğini yapmak. Kritik etmek. Tenkit etmek.

Clergy : Ruhban. Rahipler. Rahipler sınıfı. Ruhban sınıfı. Rahip sınıfı. Rahip. Papazlar.