Assimilative türkçesi Assimilative nedir
- Asimilasyon eğilimi olan veya asimilasyon işle tanımlanan.
- Asimilasyona neden olan.
- Benzeten.
Assimilative ingilizcede ne demek, Assimilative nerede nasıl kullanılır?
Assimilating : Sindirmek. Özümlemek. Özümsemek. Özümsenmek. Asimile etme. Benimsemek. Benimsenmek. Benzetmek.
Assimilation : Ototrof organizmalarda karbondioksit, azot, su gibi basit inorganik maddelerin çevreden alınarak organizmanın kompleks organik bileşiklerine katılması. heterotrof organizmalarda sindirilen besin maddelerinin kompleks biyomoleküllere dönüştürülmesi. asimilasyon. Egemen bir kültürün yabancı bir budunsal topluluğu ya da bir kültür öğesini içine alarak kendine benzetmesi, kendi içinde eritmesi süreci. Yemdeki besin maddelerinin vücudun kendi maddelerinin yapısı ve deposu için vücut tarafından yararlanılabilir duruma getiren ve vücut tarafından kullanımını sağlayan, sindirim, emilim, dağılım ve metabolizma dahil işlemlerinin bir grubuna atfedilen fizyolojik bir olgu, özümleme. Biyoloji, coğrafya, eğitim, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Metabolizmanın doku yapımıyla ilgili bölümü, parçalanan gıda maddelerinin özümleme sonucu vücuda yarayışlı biçime sokularak dokuların yapısında yer alışı, bu amaca yönelik vücutta seyreden biyokimyasal olaylar dizisi, anabolizma, asimilasyon, yeniden sentez, anabolik reaksiyonlar. Bir kimsenin öğrenmekte olduklarını kendi düşünce kalıbı içine sokması süreci. 2-herbart'ın ruhbilim anlayışına göre yeni yaşantıların eski yaşantılarla birleştirilmesi süreci. yabancı kültür öğelerinin türdeş bir toplulukça benimsenmesi olayı. Kişilerin göçlerle gidip yerleştikleri yeni ülkelerdeki toplumun kültürel ve geleneksel yaşamlarına uyması ve o toplumun bireylerine benzemesi. Özümleme. Temessül. Bir özdeğin, içine aldığı bir başka özdek ya da etkinin özünü değiştirerek yapısına katması.
Incontiguous assimilation : Uzak benzeşme. Kelime içinde bir sesin uzakta bulunan başka bir sesi boğumlanma niteliği bakımından kendisine benzetmesi: binmek > minmek, etmek > ekmek, benderek > mendirek, şemsiye > şemşiye gibi bk. benzeşme.
Juxtapositional assimilation : Yakın benzeşim. Yakın benzeşme. Kelimede iç seste yanyana duran iki ünsüzden birinin kendisine yakın boğumlanma niteliği taşıyan öteki tarafından büsbütün ya da kımen benzeştirilmesi olayı: penbe > pembe, anbar > ambar, künbet> kümbet, kanbur > kambur, inbik > imbik, yalnız > yannız, eczacı > ezzacı, bunlar > bunnar, karanlık > garannıv, gitdi > gitti, saçdı > saçtı, seçgin > seçkin, zenginlik > zenginnik, yatsı > yassı, olmazsa > olmassa, mehmet > memmet, iğne > inne vb.
Labial assimilation : Küçük ünlü uyumu. Türkçe kelimelerin ilk hecelerindeki ünlülerin düz veya yuvarlak oluşlarına göre onu izleyen hecelerdeki ünlülerin, kelimenin ilk hecesi düz ünlülü ise düz, yuvarlak ünlülü ise dar yuvarlak veya geniş düz olarak gelmesi kuralı: yazı, yazmalar, tanıdık, susamak, uyanık, yükseliş, oda, öksüz, oğul, korku, dolu gibi.
Disassimilation : Disimilasyon. Kompleks moleküllerin daha küçük moleküllere parçalanması sırasında enerjinin açığa çıkması olayı. disimilasyon. Katabolizma.
Progressive assimilation : Kelime içinde yanyana bulunan ünsüzlerden öncekinin kendinden sonrakini etkileyerek boğumlanma niteliği bakımından kısmen veya tamamen kendisine benzetmesi olayı: işçi, balcı, askı, eski, bitki, yetki, sözcü, gözcü yanında yaygı, kaygı, vergi, attan, ağaçtan, elden, evden vb. benzeşme olayı ağızlarda yaygındır. türü bakımından ilerleyici yarı benzeşme ve ilerleyici tam benzeşme olmak üzere ikiye ayrılır. || ilerleyici tam benzeşme: anlamak > annamak, dinlemek > dinnemek, şemsiye > şemşiye, yanlış > yannış vb. || ilerleyici yarı benzeşme: düğümlenmek > düğümnenmek, kimler > kimnbe, mumlu > mumnu, anlatmış > annatmış vb. || ilerleyici benzeşme, ünlü uyumu kurallarına bağlı olarak bazen kaynaşmış birleşik kelimelerde, ünlülerde de görülür. hay demek > haydamak, bir az > birez, yalın öz > yalınız > yalnız, kıl ibrik > kılıbık, sekiz on > sekizen > seksen vb. karşıtı gerileyici benzeşme'dir. bk. benzeşme. İlerletici benzeşim. İlerleyici benzeşme.
Total assimilation : Tam benzeşim. Tam asimilasyon. Tam benzeşme. Bir kelimede yanyana veya aralıklı olarak bulunan seslerden birinin diğerini boğumlanma noktası veya niteliği bakımından kendisine tam olarak benzeştirmesi olayı: o bir > öbür, pantalon > pantolon, gelmezse > gelmesse, gitsin > gissin gibi bk. benzeşme.
Reciprocal assimilation : Karşılıklı asimilasyon. Karşılıklı benzeşme.
Assimilate : Uydurmak. Özümsenmek. Asimile etmek. Hazmetmek. Benzetmek. Özümlemek. Benimsenmek. Benimsemek. Sindirmek. Benzemek.
İngilizce Assimilative Türkçe anlamı, Assimilative eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Assimilative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Absorbent : Gaz ya da sıvı özdecikleri içine alma yeteneğinde olan (özdek). Nem. Emen. Sucul. Bir özdeği, erke ya da etkiyi özümleyerek yapısına alan özdek. Soğurucu. Emici. İçine alabilen veya bir maddeyle karışıp birleşebilen. emilime katılan bir doku yapısı. bir maddeyi emen veya emilimi kolaylaştırıcı olarak etki eden madde, absorbent, emen. Absorbent. Soğurgan.
Absorptive : Absorbtif. Emen. Soğurgan. Emilim yeteneği. Emici. Soğurucu. Emen madde. Soğuran.
Receptive : Alır. Anlayışlı. Yeni fikirlere açık. Kavrayışlı. İlerici. Yeni düşüncelere açık. Kabul eder. Yenilikçi. Modern görüşlü. Kavrayıcı.
Open : Bildirmek. Geniş. Ferah. Karara bağlanmamış. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Açık. Genişletmek. Fora etmek. Serbest. Açık (kapı).
Assimilating : Özümsenmek. Özümsemek. Benimsenmek. Asimile etme. Sindirmek. Benzetmek. Özümlemek. Benimsemek.
Assimilative synonyms : assimilatory.
Assimilative zıt anlamlı kelimeler, Assimilative kelime anlamı
Nonabsorbent : Soğurgan olmayan. Emici olmayan.
Unreceptive : Kavramayan. Açık olmayan (fikre). Açık olmayan (bir fikre). Anlamayan. Kolay anlamayan.
Assimilative ingilizce tanımı, definition of Assimilative
Assimilative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to, or characterized by, assimilation. That assimilates or causes assimilation. As, an assimilative process or substance.

Bu kısımda Assimilative kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Assimilative ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Assimilative anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Assimilative ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.