Assimilted türkçesi Assimilted nedir

Assimilted ingilizcede ne demek, Assimilted nerede nasıl kullanılır?

Assimilable : Başka bir grubun kültürel geleneklerine katılabilir. Benimsenebilir. Benzetilebilir.

Assimilate : Özümlemek. Sindirmek. Benimsemek. Özümsenmek. Benzemek. Hazmetmek. Uydurmak. Benimsenmek. Özümsemek. Asimile etmek.

Assimilated : Benzeşen. Asimile olmuş. Asimile edilmiş.

Assimilates : Özümsemek. Özümsenmek. Hazmetmek. Sindirmek. Benimsemek. Benimsenmek. Uydurmak. Asimile etmek. Benzemek. Benzetmek.

Assimilating : Özümlemek. Asimile etme. Özümsemek. Özümsenmek. Sindirmek. Benzetmek. Benimsemek. Benimsenmek.

Being assimilated : Asimile edilme. Emilme. İçine çekilme. Asimile edilmiş olma. Absorbe edilme.

Assimilative : Asimilasyon eğilimi olan veya asimilasyon işle tanımlanan. Asimilasyona neden olan. Benzeten.

Assimilator : Asimile edilen. Başka bir grubun kültürel geleneklerine katılan kimse.

Incontiguous assimilation : Uzak benzeşme. Kelime içinde bir sesin uzakta bulunan başka bir sesi boğumlanma niteliği bakımından kendisine benzetmesi: binmek > minmek, etmek > ekmek, benderek > mendirek, şemsiye > şemşiye gibi bk. benzeşme.

Reciprocal assimilation : Karşılıklı benzeşme. Karşılıklı asimilasyon.

İngilizce Assimilted Türkçe anlamı, Assimilted eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Assimilted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acculturate : Kültürel anlamda asimile etmek. Yabancı ya da farklı kültür benimsemek. Kültürel bakış açısından asimile etmek.

Conform : Alıştırmak. Uydurmak. Tevafuk etmek. Uygulamak. Boyun eğmek. Uyumlu olmak. Uymak. İntibak etmek.

Adapt : Alışmak. Uymak. Adapte olmak. Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yerel koşullar ve özellikler göz önüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak, örnek : molière'in scapin'in dolapları adlı oyununun ayyar hamza olarak uyarlanması. bir romanı ya da öyküyü sahne için yeniden derleme, düzenleme. örnek : reşat nuri güntekin'in çalıkuşu romanının oyun yapılması gibi. Uydurmak. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Aktarmak. Uyumlandırmak. Uyarlamak. Uymakalıntı yapmak.

Larn : Haber almak. Öğrenmek. Uzmanlık kazanmak. Bilgi edinmek.

Assimilated : Asimile olmuş. Asimile edilmiş.

Acquire : Sahip olmak. Yakalamak. Elde etmek. İktisap etmek. Kazanmak. Edinmek. Sonradan kazanmak. Almak. Ele geçirmek.

Ingest : Yutmak. Mideye indirmek. Yemek. İçine çekmek.

Absorb : Çekmek. Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). İşgal etmek. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Kendine katmak. Karşılamak (masrafı). Soğurmak. Emmek, içine çekmek, içine almak. Devralmak. İçine çekmek.

Imbibe : İçine çekmek. Soğurmak. Massetmek. Emmek. Kapmak. Kafa çekmek. Özümsemek. Öğrenmek. İçmek.

Similar : Okşar. Benzer. Müşabih. Eş. Okşaş. Benzeyen. Ayrımsız. Aynı. Bendeş. Benzeş.

Assimilted synonyms : analogical, analogic, take in, analogous, learn, adjust.

Assimilted zıt anlamlı kelimeler, Assimilted kelime anlamı

Dissimilate : Farklı olmak. Farklı yapmak. Bir kelimede birbiriyle ilgili iki sesi atlamak (sesbilim). Farklı sesler çıkarmak. Farklılaştırmak. Farklılaşmak.