Associative play türkçesi Associative play nedir

  • Ortaklaşa oyun.
  • İşbirliği yapmayı ve yarışmayı gerektiren oyun. eğlendirici ve dinlendirici niteliği yanında toplum yaşamının gerektirdiği yardımlaşma, dayanışma gibi eğitsel değerleri de içeren oyun.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Birlikte oyun.

Associative play ingilizcede ne demek, Associative play nerede nasıl kullanılır?

Associative : Asosyatif. İlişkili. Birliğe ait. Birleşmeli. Birliksel. Çağrışımsal. İlişkisel.

Play : Çalmak. Oynama üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Oyun. Kımıldamak. Numarası yapmak. Uzak bir amacı ya da ileriye dönük bir memnunluk duygusu ile ilişkisi olmayan, amacı özünde bulunan zevk verici herhangi bir etkinlik. Bahis yapmak. Hareket etmek. Sunmak. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi.

Associative algebra : Birleşmeli cebir.

Associative experiments : Çağrışım deneyleri. Çocukların düşünce ve duygu bakımından özlemlerini, gelişme ve ilerlemelerini öğrenmek amacıyla yapılan, kimi de suçluları incelemek için yararlanılan ruhsal deneyler.

Associative field : Çağrışım alanı. Çağrışımsal alan. Kelimelerin yansıttıkları kavramları çevreleyen ve onlarla sürekli bir ilişki durumunda bulunan diğer kavram ve tasavvurların oluşturduğu alan: hastane kavramının doktor, hemşire, hasta, beyaz gömlekliler, beyaz renk, acı çekenler, muayene, tedavi, ilaç, sedye, hastane kokusu vb. kavramlarla olan ilişkisi gibi.

 

Associative graph : Çağrışımsal çizge.

İngilizce Associative play Türkçe anlamı, Associative play eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Associative play ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Achievement tests : Başarı testi. Başarı testleri. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi. Önsel bilgi.

 

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Associative play synonyms : active school, academic year, abulia, academy, abnormal child, accustoming.