At home türkçesi At home nedir

  • Kabul günü.
  • Memleketinde.
  • Kendi evinde.
  • Ev toplantısı.
  • Alışkın.
  • Evde.

At home ile ilgili cümleler

English: Ali arrived at home early yesterday.
Turkish: Ali dün eve erken geldi.

English: "When does your sister come back from work?" "I don't know, but I think she'll arrive at home a few minutes before me."
Turkish: "Kız kardeşin işten ne zaman dönecek?" "Bilmiyorum fakat sanırım benden birkaç dakika önce eve gelecek."

English: Ali couldn't relax at home with his children running around the house.
Turkish: Ali evin etrafında koşan çocuklardan dolayı evde dinlenemedi.

English: Ali is almost always at home on Sundays.
Turkish: Ali Pazar günleri neredeyse her zaman evdedir.

English: Ali and Mary are at home today.
Turkish: Ali ve Mary bugün evdeler.

At home ingilizcede ne demek, At home nerede nasıl kullanılır?

At : A. Üzere. De. Hatta. Nezdinde. Bir hareketin hedefini gösterir. Yanında. Da. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir zamanı belirtmek için kullanılır.

Home : Ev. Yerleştirmek. Yuvasına dönmek. Hedeflemek. Bakımevi. Aile ocağı. Sinyallere göre yönelmek. Yurda dönmek (kuş). (kuş) yurda dönmek. Melce.

At home and abroad : Yurtiçinde ve yurtdışında.

At home in : -e aşina. Kendini rahat hisseden (bir yerde). Bilgili (bir konuda).

 

At home with : Aşina. -i iyi bilen.

Be at home : Emniyette olmak. Evde hazır bulunmak. Güvende olmak. Evde olmak.

Charity begins at home : Yardımseverlik evde yardımlaşmayla başlar. Şefkat evde başlar. İnsan herşeyden önce kendi ailesine yardım etmeli.

İngilizce At home Türkçe anlamı, At home eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At home ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Byss : Kadar. Nezdinde. Geçişli biçimde. Geçip. -e bakarak. Aşkına. Geçecek biçimde. Eve. Yakın.

Accustomed to : Alışmak. Alışkan. -e alışkın. Öğür. -e alışık. -ile ilgili olarak alıştırmak.

Visiting day : Ziyaret günü. Görüş günü.

Used to : Yapardı. Öğür. Ederdi. Alışık.

Used : Alışık. Kullanılan. Kullanılmış. Elden düşme. Kullanma. Eski.

Indoors : İçeriye. İçeri. Ev içinde. Ev içine. İçeride. İç mekanlar. Eve.

Trained : Eğitilmiş. Talimli. Eğitimli. Yetiştirilmiş. Yetişmiş.

By : Takma. Aşkına. Eve. -e bakarak. Tali. Ek. Yakın. İkincil. İkinci derecede.

Within doors : İçeride. İçerde.

Accustomed : Her zamanki. Mutat. Alışık. Alışılmış. Alışkan. Alışmış.

At home synonyms : accustom to, domestically.