Atmospherics türkçesi Atmospherics nedir

  • Vericilerin ürettiği dalgaların dışında, elektrik yüklerinin hızlı yer değiştirmesinden doğan ve bu dalgaların ilettiği yayını bozan radyoelektrik yayın.
  • Çevre güzellikleri.
  • Atmosferik.
  • Atmosferikler.
  • Radyo paraziti.
  • Parazit (yayın).
  • Atmosfer paraziti.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Müşterileri çeken ve onların alışveriş ihtiyaçlarını karşılayan fiziki özellikler ve güzellikler.
  • Radyo gürültüsü.
  • Atmosferik parazitler.
  • Parazit.

Atmospherics ingilizcede ne demek, Atmospherics nerede nasıl kullanılır?

Whistling atmospherics : Havayuvarı ıslıkları. Havayuvarının elektro-mağnetik dalgalara yaptığı bozucu etki yüzünden alıcılarda duyulan ıslıklar.

Atmospheric absorption : Atmosferik absorpsiyon. Atmosferik adsorpsiyon.

Atmospheric air : Atmosferik hava. Atmosfer. Çevrehava. Dış hava.

Atmospheric circulation : Atmosfer dolaşımı. Hava yığınlarının yüksek ve alçak basınç alanları üzerinde ve bu alanlar arasında bağlantılı olarak düşey ve yatay yönlerde yer değiştirmesi. Havayuvarı dolaşımı.

Atmospheric condition : Atmosfer koşulu. Atmosferik şart.

Atmospheric layer : Atmosfer tabakası. Sıcaklık, yoğunluk gibi özellikleri bakımından birbirlerinden farklı olan, çeşitli yüksekliklerdeki hava katlarından her biri. Havayuvarı katmanı.

 

Atmospheric moisture : Hava nemi. Hava rutubeti.

Atmospheric conditions : Ortam şartları. Atmosfer koşullan.

Atmospheric nitrogen : Hava azotu. Atmosferik nitrojen.

Atmospheric corrosion : Açık hava yenimi. Hava yenimi. Atmosferik paslanma. Atmosfer korozyonu.

İngilizce Atmospherics Türkçe anlamı, Atmospherics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Atmospherics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Static : Dingin. Değişmeyen. Durgun ayrım, çekim, film, kurgunun yarattığı etki, nitelik. alıcının hiç devindirilmemesinden doğan durum. Belli zaman aralığı içinde, olayların ve nesnelerin, sürekli denge nedeniyle kimi özelliklerinde gözlenen değişmeme durumu. Ünalgı paraziti. Hareketsiz. Durağan. Sabit. Dural.

Bloodsuckers : Kan emici. Asalak. Sülük.

Drone : Pes ses tonu. Tembellik etmek. Tembelce yaşamak. Başkasının sırtından geçinmek. Homurdanmak. Asalak tip. Vızıltı. Erkek arı. Vızıldamak. Tekdüze bir sesle aralıksız konuşmak.

Endoparasite : Bir organizmanın içerisinde yaşayan parazit, endoparazit, iç parazit. Endoparazit. Asalak. Diğer bir organizmanın içinde yaşayan parazit. iç parazit, endoparazit. Konakçının iç organlarında yaşayan ve metabolizması konakçıya bağlı olan parazit, endoparazit, iç parazit. İçasalak. Konakçının içinde yaşayan asalak. (sığırtenyası bir içasalaktır.). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İçparazit.

Atmospherical : Atmosfere ait veya ilgili (bir gezegeni çevreleyen gazlar tabakası, hava basıncı birimi).

Entozoan : İç parazit (ör. bir bağırsak kurdu veya tenyası). Asalak. İçparazit.

 

Interference : Kurcalama. Işık dalgalarının birbirlerini etkilemesiyle, dalga boyları cinsinden, faz ayrımına göre ışık koyuluğunun artması ya da azalması. İnterferans. Dokunma. Girişim. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Karışma. Bir ışınım titreşimlerinin genliğinin, aynı dalga dizisinin bölümlerinin üst üste gelmesiyle yer yer zayıflaması ya da büyümesi. Bir kaynaktan yayımlanan eş sıklıktaki ışınımların yakın iki delikçikten geçtikten sonra doğan ayrı evreleri nedeniyle ortaya çıkan etkileşim. İki markanın, birbirine ayırt edilemeyecek derecede benzemesi.

Cadger : Otlakçı. Beleşçi. Dilenci. Otlamak. Anaforcu.

Cestoid : Sestodlara benzeyen. Bağırsak şeridi. Kurt. Sestoid.

Atmospherics synonyms : atmospheric static, radio noise, entozoon, cadgers, noise, droned, helminth, drones, bloodsucker, cestodes, disturbance, atmospheric, cestode, fetus in fetu.