Attenuator strain türkçesi Attenuator strain nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Etkene özgü ciddi bir hastalık meydana getirmeden üreyebilen ve bu nedenle çoğunlukla aşı üretiminde kullanılan mikroorganizmaların seçilmiş suşu.
  • Zayıflatılmış suş.

Attenuator strain ingilizcede ne demek, Attenuator strain nerede nasıl kullanılır?

Attenuator : Azaltan. Güçsüzleştirici. Attenüatör. Düşüren. Zayıflatıcı. Bazı genlerin ifadesinin düzenlenmesine katılan ve transkripsiyon sonlandırıcısı olarak işlev gören bir dna dizisi. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sönümlenme elemanı. Sinyali zayıflatan pasif eleman. Güçlü bir vericinin yakınındaki almaçlarda kullanılan ve televizyon iminin yeğinliğini azaltan aygıt.

Strain : Uygulanan bir kuvvet etkisi ile yamrulmaya uğrayan bir nesnenin boyutsal değişiminin doğal boyutuna oranı. Eğilmek. Uygulanan, bir gerilim sonucu bozunuma uğramakta olan bir özdekte uzunluk, alan ya da oylumun gerilim uygulamasından önceki değerinin uygulama süresindeki değerine oranı. Bakterisiz yetiştirilen alg kültürleri. Didinmek. Germek. Burkmak. Gerinim. Kasmak. İncitmek.

Attenuators : Zayıflatıcılar.

Cell strain : Hücre kültürü ya da hücre hattından belirli özelliklere sahip, seçilmiş hücreler. Hücre soyu.

Compression strain : Basınçsal deformasyon. Basma gerinimi. Sıkma gerinimi.

 

Compressive strain : Basma gerinimi. Basınç deformasyonu.

İngilizce Attenuator strain Türkçe anlamı, Attenuator strain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attenuator strain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Salhane. Mezbaha.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abaxial : Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Aks kemiği dışında.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

 

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Attenuator strain synonyms : a clay, a c syndrom, abdomen, a c deformity, abdominal palpation, a band.