Auscultating türkçesi Auscultating nedir
- Dinlemek.
- Steteskop ile dinlemek.
- Steteskop ile muayene etmek.
Auscultating ingilizcede ne demek, Auscultating nerede nasıl kullanılır?
Auscultation : Oskultasyon. Aletle vücudu dinleme. Steteskop ile dinleme. Stetoskop ile dinleme. Organizmada oluşan fizyolojik veya patolojik seslerin aletsiz doğrudan veya alet yardımıyla dolaylı dinlenmesi, oskültasyon. Dinleme. Steteskop ile muayene. Oskültasyon.
Auscultations : Oskültasyon. Steteskop ile muayene. Stetoskop ile dinleme. Aletle vücudu dinleme. Steteskop ile dinleme. Oskultasyon. Dinleme.
Percussion auscultation : Perküsyon-öskültasyon. Vurma ve dinlemenin aynı anda yapıldığı bir muayene yöntemi.
Pulmonary auscultation area : Göğüs bölgesi muayene sahası. Akciğer öskültasyon sahası.
Shake auscultation : Sallama-öskültasyon. Vücudun bir yeri sallanırken aynı anda dinlenmesi biçiminde yapılan bir muayene yöntemi.
Auscultator : Oskültasyon yapan. Aletle vücudu dinleyen. Steteskopla dinleyen.
Auscultatory : Oskültasyonla ilgili. Steteskoplu dinlemeyle ilgili. Oskültatuar. Aletle vücudu dinlemeye özgü.
Auscultates : Steteskop ile muayene etmek. Steteskop ile dinlemek. Dinlemek.
Auscultate : Steteskop ile dinlemek. Steteskop ile muayene etmek. Dinlemek. Stetoskop ile dinlemek.
Auscultated : Steteskop ile dinlemek. Dinlemek. Steteskop ile muayene etmek.
İngilizce Auscultating Türkçe anlamı, Auscultating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Auscultating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Audit : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Hesap denetimi. Denetleme (hesapları). Sistemli inceleme. Resmi hesap bilanço kontrolü yapmak. Hesapları denetlemek. Denetleme yapmak. Hesapların kontrolü. Kontrol etmek.
Auscultate : Stetoskop ile dinlemek.
Percussion : Perküsyon. Vurma çalgılar. Vurmalı. Çarpma. Parmaklar ile vurma. Vurmalı çalgılar. Hayvanın bir bölgesine muayene amacıyla elle veya bir perküsyon çekici yardımıyla hafif ve art arda darbeler vurarak bu vuruşların meydana getirdiği ses titreşimlerinin niteliğine göre o bölgedeki organların ve dokuların kıvamı hakkında fikir edinmeye yarayan bir muayene yöntemi. Darbe. Vurma.
Give ears to : -e kulak vermek. -e karşı dikkatli olmak.
Attend : Hizmet etmek. İlgilenmek. Beklemek. Katılmak. Beraberinde getirmek. İştirak etmek. Kulak vermek. Eşlik etmek. Dikkatini vermek.
Diagnostic technique : Tanısal teknik. Kılavuzlukta öğrencinin özel yeteneklerini, güçlük ve ilgilerini öğrenmek için tanısal testler uygulanmasını, onun yaşamı ve ruhsal gelişimiyle ilgili yazı ya da dosyalar üzerinde yapılan çözümlemelerin incelenmesini ve görüşmeler sonucu elde edilen bireysel değerlendirmelerden yararlanılmasını kapsayan teknik.
Succussion : Süksüsyon. Özellikle göğüste su olup olmadığını anlamak için hastayı sarsma.
Listening : Bir sesin, seslendirme ya da okuma sırasında, denetim amacıyla izlenmesi. ses kaynağından çıkan sesin izlenmesi. Dinleyen. Dinleme. Dinliyor. Dinleyiş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Harked : Dur. İşitmek. Kulak vermek. Sus.
Auscultating synonyms : pleximetry, auscultates, attends, harken, followed, hark, give ear to, hearing, attended, give ear, auscultated, follows, diagnostic procedure.

Bu kısımda Auscultating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Auscultating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Auscultating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Auscultating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.