Autocove türkçesi Autocove nedir
- Basınç altında sıvı ısıtmada ya da tepkimelerde kullanılan kap.
- Basınçlı kap.
- Kimya alanında kullanılır.
Autocove ingilizcede ne demek, Autocove nerede nasıl kullanılır?
Autocovariance : Otokovaryans. Kendiyle eşdeğişirlik. Özdeğişim.
Autocovariance function : Otokovaryans fonksiyonu. Kendiyle eşdeğişirlik fonksiyonu.
Autocovariance generating function : Kendiyle eşdeğişirlik üretme fonksiyonu. Otokovaryans üreten fonksiyon.
Autocovariance matrix : Kendiyle eşdeğişirlik dizeyi.
Autocode : Otomatik kodlama. Otokod.
Autocorrect exceptions : Otomatik düzeltme dışında kalanlar.
Autocorrelation : Özdevinimli bağlantı. Kendiyle ilgileşim. Otokorelasyon. Otomatik ilinti. Öz ilinti. Otomatik bağlantı. Özilinti. Özilişki. Otomatik bağıntı. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.
Autocolony : Otokoloni. Eş koloni hücreleri içinde oluşmuş yeni bir koloni.
Autocorrect initial caps : Büyük harfleri otomatik düzelt.
Autocorrect : Otomatik düzeltme. Otomatik düzelt. Otomatikdüzelt. Özdevinimli düzeltmek.
İngilizce Autocove Türkçe anlamı, Autocove eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Autocove ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alcoholometry : Alkolometri. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkol ölçüm. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkolölçüm.
Acidimetry : Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asitimetre. Asit ölçümü. Asidimetri. Asidimetre. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asit ölçme. Asitölçüm.
Digester : Sindirime yardımcı olan madde. Sindiren. Dijestör. Çürütücü. Hazmettirici madde. Sindireç. İçinde maddelerin yumuşatıldığı veya parçalara ayrıldığı alet. Besini hazmeden. Sindirici. Pişirme kazanı.
Alcohols : Alkoller. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, roh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). İspirto. Alkol. İçki.
Steriliser : Otoklav (sterilizasyonda kullanılan). Sterilize edici. Mayın zaman tertibatı. Sterilizatör. Buğuhane. Sterilizasyon aleti.
Acid salt : Aynı zamanda asit olan tuz. Asit tuzu. Asit tuz. Sodyum klorit. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3).
Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.
Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.
Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.
Active metals : Etkin metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Aktif metaller.
Autocove synonyms : autacoid, autoclave, vessel, activated coal, pressure cooker, acier inoxydable, alabaster, prostaglandin, alicyclic compounds, aliphatic compounds, sterilizer, acid radical, additive, secretion, aldehydes.

Bu kısımda Autocove kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Autocove ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Autocove anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Autocove ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.